Anlayışsız İnsan: Anlayışsızlığın Psikolojisi

Anlayışsız İnsan

Adından da anlaşılacağı üzere, anlayışın olmadığı yerde anlayışsızlık ortaya çıkıyor diyebilir miyiz? E tabi ki deriz fakat tek bir doğrultu “anlayışsızlık” kavramı mıdır? Yani söylemek istediğim, anlayışsız bir kişinin diğer özellikleri veya anlayışsızlığının yanında neler yapabildikleri. İlk olarak mükemmel bir alıntıyla sizleri karşılamak istiyorum.

Anlayış ve şefkat zihinsel sorun yaşayan kişiye yardımcı olmakla kalmaz, kişinin kendisini daha insancıl hissetmesine de sebep verir.

Anlayışsız insan, kendi ihtiyaçları doğrultusunda, kimseyi “umursamaya” gayret dahi göstermeyen insana denilebilir. Daha doğrusu anlayışsız insan bencil ve empatiden yoksun olan insandır.

Anlayışsız insanı anlayabilmeniz için, kendisinden başka hiçbir şey düşünmeyen insanı inceleyebilirsiniz. Yukarıda da söylediğim gibi, anlayışsız insanın kesinlikle bencil insan olduğunu düşünüyorum.

Empati kurma kabiliyeti düşük insanlarda genelde bu sorunsaldan nasibini alıyorlar. Gerçi bu bir “sorun mu” yoksa “seçim mi” bilemiyorum ama; hakikaten de karşındaki kişiye yapabileceğin, en gizli kötülüklerden bir tanesi.

Bir çocuğu düşünün, küçük bir bebek. Asla annesini düşünmez; ve sürekli ihtiyaçlarının karşılanması için ağlar. Çünkü çocuklar bencildir. O vakit yaptığımız bu denklemle, bir kişiye duyulan bağımlılık biraz bencillik getiriyor diyebilir miyiz? Siz bu sorunun cevabını düşünün. Latife ediyorum, düşünüyüm demeyin, odağınız dağılır.

Verdiğim bu örnekle bağdaştırmam gerekirse, yetişkinlik çağına erişmiş bir birey, önce kendi ihtiyaçları karşılanmıyor diye, tabiri caizse sırf ağzına emzik vermediniz diye, size çıkışabilir. Hatta yakınlık dereceniz yüksek ise size fark etmeden de olsa psikolojik şiddet dahi uygulayabilir.

Neden böyle yapar bu kişiler? Çünkü bebeğin anneye bağlı olduğu gibi, onlarda dışa bağlı kişilerdir. Dışa bağlılığın getirdiği ilk ve tek olumsuz vaka “anlayışsızlık ve bencillik” değil tabi. Diğer vakaları da sitemde bulunan yazılarda inceleyebilirsiniz. E demeden geçemedim ne yapayım 😊.

Burada temel meselenin insanın “kendisi” olduğunu biliyorum. Yani insan kendi ihtiyaçlarını karşılamaya başlayınca -bunların en başında öz değer geliyor- bencil ve anlayışsız bir kişiliğe sahip olmayı da bırakıyor.

Anlayışsız İnsan Özellikleri

  • Bencillik
  • Sürekli kendini düşünme.
  • Sürekli bir şekilde memnuniyetsizlik.
  • Empati yoksunluğu.
  • Empati kabiliyetinin olmaması.

Şöyle genel özellikleri de belirtmiş olayım.

Anlayışsız ve bencil tavra birçok neden sunulabilir. Bunların en başında “kişinin benliğini keşfedememesi” ve “hayatında olup bitenleri idrak edememesi” olarak görüyorum. Böylelikle empati kurabilme kabiliyeti ve duyuları gelişen bireyin, kesinlikle “anlayış sahibi” olma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum.

Yine söylüyorum, düşünüyorum! Kesinlikle olacak diyemiyorum. Çünkü ben bir sihirbaz değilim. Bu yazıda cıvıtmak yok diye söz vermiştim kendime; cıvıtmadım oysa, biraz şakacı imalarda bulundum o kadar.

Uzattım değil mi? Amma uzatılır bu konu, inanın o kadar da uzatmaya niyetli değilim. Sadece anlayış sahibi bir kişi olabilmenin temel anahtarının, kişinin özünü tanıması olduğunu düşünüyorum.

Onun dışında “çocuklukta yaşadığı travmalar” sonucunda bu hale gelmiş olabilir. Bunu bir düşünmesi gerekir; en azından kendine soru sorması gerekir.

Daha ilerlerden gideceksek, özgüven problemi olabilir. Sürekli bir korkuyla mücadele etme kabiliyeti yüksektir; o giderse ben ne yaparım, şu giderse ben ne yaparım.

Özü tanımalı derken, öz şefkat, öz farkındalık, öz saygı, öz değer, öz disiplin… gibi duyulardan bahsediyorum. Bunların dışında tabi hangi olaylara nasıl tepkiler veriyorsunuz, psikolojinizi ve modunuzu nasıl düzeltiyorsunuz gibi sorularda özü tanımaya dahil. Ancak kendinizi anlamlandırabilmeniz için “öz olarak saydığım duyulara” ihtiyacınızın olduğunu düşünüyorum.

Bu duyuları geliştirebilmenin sizin elinizde olduğunu asla unutmayın. Sevgili okur, zaten benim elimde olsaydı, bu yazıda sihirli bir değnekle, kalbine bir anda öz şefkati basardım. Etme-eyleme, sana elimden gelen, iki sihirli kelime etmek.

Kendini tanı!

Sevgiyle kalın, tekrar birbirimize değer katabilmek dileğiyle.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.