Bilinçli Farkındalık Nedir?: Bilinçli Farkındalık Yöntemleri Nelerdir?

Evet, size günün anlam ve önemini anlatacak bir kelimeyi söyleyeyim farkındalık. Ne güzel bir kelimedir farkındalık, farkında olma duygusu. Nasıl bir hayat yaşadığınız konusunda pek bir fikrim olmasa da, bazen içerisinde bulunmuş olduğunuz durumları olduğundan daha fazla büyüttüğünüzü biliyorum. Sabah uyandığınızda, yine mutsuz bir güne uyanmış, yarını veya diğer ayı aramaya başlamışta olabilirsiniz. Akşam olduğunda, yarın olmasın, sabah uyanacak halim yok değip hayatı baştan aşağı yaşamaya da alışmış olabilirsiniz. Belki de zamanın en büyük psikolojik savaşının içerisinde olan Z kuşağı için söylüyorum bunları, kendime de söylüyorum. Bu yazı bir haykırış, hasbihal veya öğrendiğini ve fark ettiğini aktarma yazısı da olabilir.

Farkında Olmak Nedir?

Şu hayatta sahip olmak isteyeceğiniz bir hazinedir farkındalık, ilk olarak kendinin farkında olmak ve anın farkında olmak olarak nitelendirebiliriz. Anı yaşayarak, anın içinde olup bitenlerin farkında olmak, hayatın içerisinde olup bitenlerin, sonranın veya öncenin farkında olarak hareket etmek. Kısacası farkındalık büyük meseledir “a” dostlar. Kimse inkar etmesin, hayata nankörlük yapıyoruz. Anı fark edip, sadece bu durumun içerisinde bulunarak, sezilerimize inanarak ve güvenerek, esen rüzgarı, batan güneşi dikkate alarak yaşamak bu kadar zor olmamalı. Bu hayatın içerisinde bir an varız, belki diğer an olmayacağız “geçmişin keşkeleri, geleceğin endişeleri” skandalıyla yaşamanız ne kadar doğru.

Anı yaşamakta bir beceridir, bir yolda yürürken ayak sesini duymak, ayaklarını hissetmek ve içindeki sakinliğe odaklanmak kolay bir iş değil. Kolay bir iş olsaydı, bu kadar fazla psikolojik sorunlar meydana gelmezdi, biliyorsunuz ki dijitalleşen dünya içerisinde geldiğimiz noktada maalesef psikolojik hastalıklar popülerleşmeye başladı.

Hayat ile yaşamanın arasındaki güzelliği fark edebilmek tabi ki kolay olmayacak. Farkındalık anı yaşamakla birlikte, geleceği planlamak, geçmişten ders alıp bu dersi unutmamak şartıyla geçmişi unutmak olarak da söylenebilir. Çok farklı örneklerde verebilirim, elindekilerin değerini elinden gitmeden anlamlandırabilmek ve kıymetlerini bilmek, bu ister bir madde, eşya veya değerli gördüğünüz arkadaş, aile bireyleri veya sevgilinizde olabilir. Hayatın farkında olmak, yarın ne olacağının belirsizliğinden şu anın içerisinde kalmak. Zamanın farkında olmak, internette boş zaman geçireceğine kendi gelişimine ve eğitimine vakit ayırmak. Huzurun farkında olmak, maneviyata önem vermek, mutluluğun farkında olmak adlandırabilmek (Ne güzel bir ilişki yürütüyoruz böyle, annemde babamda şükürler olsun iyiler, kardeşlerim de çok güzel ilerliyor, dostluğumuz herkese örnek olsun) belki say say bitiremem fakat içimden gelenleri naçizane döktüm. Farkındalığı artırmanın yolları ile size iyi gelmeye ve farkındalık hakkında fikir sahibi olabilmeye çalışacağım.

Farkındalığı Artırmanın Yolları Nelerdir?

Farkındalığı artırmanın yolları, bilinçli bir şekilde hareket etmektir diyebiliriz. Bilincin yanında, kitap okumak, kusursuz bir şekilde dinlemek, anı yaşamak, empati kurmak ve günlük tutmakta farkındalığı artırmanın yolları olarak kabul edilir. Farkındalığın hayati bir meyve olduğunu kabul ettikten sonra bir şekilde etrafınızda olan biteni algılamaya başlayacağınızı düşünüyorum.

Bu kadar söylendim, her şeyin arkasında olan “an” burada da ceryan etti. Biraz da anı yaşamaktan bahsetmek istiyorum.

Bilinçli Farkındalık Nasıl Yapılır?

Anı yaşamayı size vereceğim 4 faktörle birlikte daha iyi pekiştireceğinizi düşünüyorum, pekişmeyeceğine ikna olursanız. Anı yaşamak sizi stres ve endişeden uzak tutar. Anı nasıl yaşayacağınız sorusunda yine farkındalık öne çıkıyor, 4 faktörü sizlere vereyim.

1.Yürürken fark edin.

Yürürken bacaklarınızın senkronizesine odaklanmanız, ayaklarınızın yere bastığını hissetmeniz oldukça güzel bir iştir. Vücudunuza odaklanmanız, teninize değen rüzgarı, gördüğünüz hayatı hissetmek, 5 duyu organınızla seçerek, hissederek ve görerek hayatı yaşamaktan bahsediyorum.

2.Yemek yerken fark edin.

Hazırladığınız yemeği, koklayarak ve yemek yerken sadece tadına odaklanmak sizin için çok güzel bir “anı yaşama metodu” olabilir. Aldığınız keyiften sonra doyduğunuzu hissedip teşekkür etmekte ruhunuza faydalı gelecektir.

3.Beklerken fark edin.

Herhangi bir arkadaşınızı beklerken, sıra beklerken, yemek almayı beklerken telaş edeceğinize veya sıkıntıya gireceğinize, nefesin bedeninize giriş ve çıkışınızı güzel bir şekilde hissedebilirsiniz. Her ne olursa olsun, çevrenizle alakalanmaya dikkat edin, nefesinizi izleyin, onu dikkate alın.

4.Hazırlanırken fark edin.

Herhangi bir şeyi hazırlarken keyif almaya bakın. Keyif almak belki o duruma odaklanmak olabilir, yaptığınız hareketlere ve onu nasıl hazırlayıp güzel hale getirdiğinize bakın.

Bu taktikleri de verdikten sonra farkındalığa dönüşü telefonumun notlar kısmında geçen sene yazdığım bir deneme yazısıyla yapayım.

“Kuşlar her gün uçuyor, ben yüreğime gizlediğim umudu yeni keşfediyorum. Umut her zaman insanın içinde saklıyken, umutsuzluğu görebilmek adına girdiğim depresyonlardan utandım bugün. Utancımın ardına fazla uykunun bünyeyi sarstığı kanaatine vardım. Altı saat uykuyla hayatı kaçırmamaya karar verdim, ilk on dakikası zulüm fakat ilerisi için değer. Gün başlayınca balkona çıkıyorum ve manalı manalı dalıyorum gökyüzüne, bir güzelliktir geliyorum ruhuma, umut etmek, şükretmek, yaşamak ve yaşamak, fark ettiğinde geç olmayacak hayat baktığında değil, bakabildiğindedir. Yorgunluğa tahammülü yok hayatın, yapısı bu, incinirsen seni hatırlamaz. İyisi mi incinmeyi de sev fakat arsızlaşmasın, anlayacağın sen razı gel yaşamaya.”

Bu yazıyı bloğumda paylaşacak olsaydım seslenişi “depresyondan sonra yaşama sevincimin de etkisiyle sağlam yapılı bir ruha erişim sağlamak için attığım ilk deneme yazımdan selamlar” olurdu herhalde. 😊

Aslında itiraf etmeliyim ki meşhur Z kuşağının üyesi olduğumdan, dijital çağda yaşanmışlık birazda muhafazakar aile kültürünün baskınlığından, psikolojisi iyi bir yaşam geçiremediğimden her gün “hayat güzel” türküleri çığırıyorum. Ne kadar zamanı hiç etmişsem, kendi içimde ne yoğun duyguları tutsak bırakmışsam artık, gerisini siz düşünün. Onu bunu bilmiyorum da, bana ne iyi geldiyse ve neyi yapmak istediysem hep “fark ettikten” sonra gerçekleşti. Fark etmek psikolojide zenginliktir.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir