Bir İnsan Neden Tükenir: Mutluluk Kavramını Keşfet

Kendimizi ne kadar şartlıyoruz öyle değil mi, toplumun basit kalıplarını “mutluluk” olarak adlandırmakla başlıyor tüm bunlar. Günün anlam ve önemini anlatan bir kelimeyle başlamak istiyorum, tükeniyoruz “a” dostlar.

Tükenmekle birlikte yorgunluğa bir adım daha yaklaşan bedenimiz, bizi ruhumuzdan ayırıyor ve tükenişimizin saltanatına adım atıyor, böylece sayısız depresyonla mücadele ediyoruz. Sevgili okur, yazıda insan neden tükenir dair birkaç fikrimi ve bilimsel psikoloji söylevlerini söylüyorum; bunların yanında “sürekli yorgun hissetmenin nedenleri” sorusunun da cevabını veriyorum. Ücreti mukabilinde seni tatmin edebilmek beni mutlu eder, keyifli okumalar.

Bir İnsan Neden Tükenir?

Tükenmeye nerden başlıyoruz, nerelere kadar varıyor bu eylemin sonu. Tükendiğimizi hissetmeye başladığımız dönem, bitkin ve yorgun düştüğümüz anlarda belli oluyor; bu sorunsaldan git gide rahatsız olmaya başladıktan sonra “tükeniyorum” tınısı kafanıza takılabilir. Bu sorun ile alakalı kendimce sizlere birçok çözüm önerisinden bahsedeceğim; amacım bedeninizde ve ruhunuzda yer alan karabulutları bir “umut” fısıltısıyla yok edebilmek.

Her şeyden önce insanız, tabi ki hayatın her anında yaralar alabiliriz, engellere takılabiliriz ya da işler istediğimiz gibi gitmeyebilir. Aslında önemli olan bu durumların üstesinden ustalıkla gelebilmektir; veya hiç hak etmediğimiz kadar kendimize kötü davranabiliriz. Tüm bunların birikmesiyle birlikte de tükenmeye başlarız; peki efendim bizi tüketen durumlar nelerdir?

İnsanın temelinde yatan, mutluluğu bulabilmeleri için topluma yer etmiş bazı kalıplar bulunmaktadır. Doğduğumuz zamandan itibaren çevremizde söylenilen veya en basit tabiriyle “kabul görülen” mutluluk kavramlarının ne olduğunu biliyor musunuz?

Bu kavramları (aşağıda belirtiyorum) doğduğumuz günden bugüne her birimiz toplum içerisinde sevilen, kabul görülen birçok davranışı, giyim tarzlarını, hayat tarzlarını, meslekleri görür ve analiz ederiz. Beyin kendi kendine eğer böyle görünürsem veya böyle olursam mutlu olabilirim diyor; bu durumların bilincimize kolaylıkla yansıdığı aşikardır.

Kendi kriterlerimizi oluşturmakta ne kadar ustayız? Şimdi kendi kriterlerini oluşturmaya başladın, belki de çevrenin etkisindesin. Şimdi etkisine girmiş olabileceğin yani sana çevrenin dayattığı cümleleri sayacağım, yakışıklıysan mutlu olabilirsin, güzelsen mutlu olabilirsin, şu yaşta evlenirsem daha iyi olur, fit bir vücuda sahip olursam mutlu olabilirim, tamda böyle bir arabaya sahip olursam mutlu olurum, şöyle bir eve sahip olmalıyım vs. toplumun çizgisi altından yürümeyi ne zaman bırakabiliriz?

Bence kendini analiz edip, ne ile mutlu olabileceğin kararına vardıktan sonra toplumun kalıplarından kurtulabiliriz. Kendinle istişare yapmaya başladıktan ve kendini anlamaya çalıştıktan sonra kendimize gelmeye başlayabiliriz. Eğer mutluluk kavramlarınız üstte saydıklarımsa büyük ihtimal dışa dönük bir insansınız; sırf toplumda değil anne, baba, aile, öğretmenler, filmler veya dizilerde gördüğünüz imrenti ettiğiniz durumlardan da kaynaklanabilir.

Sevgili okur sana istemeden de olsa empoze edilen “mutluluk” kavramlarından kurtulmanı ve kendinle istişare edip, kriter (mutluluk kavramı) oluşturman için sana önayak sağlamayı istiyorum. Düşünsene her ay düzenli bir şekilde hiçbir şey yapmadan bankana para yatıyor, belirli miktarda bir para geçinmene yardımcı olurken sana birikim yapabilecek kadar da fazlalık bırakıyor. O zaman ne yapardın? Ne yaparsan mutlu olmayı başarırdın? Muhtemelen bu sorunun cevabı kilitli kapının anahtarını buldurabilir. Gerisini sana bıraktım, şimdi müsadenle diğer bir konuya geçiş yapıyorum.

İnsanı Tüketen Durumlar Nelerdir?

Aniden tükenmiyoruz, bir zaman geliyor ve tükendiğimizi keşfediyoruz. Bununda sebebi tüm birikmiş zincirleme durumlarla alakalandırılıyor. Bu durumların uzun sürmesinin ardından oluşan yorgunluğun dillere destan oluşu aşağıda belirteceğim 5 maddeden dolayı olabilir.

  • Herkesi memnun etme çabası
  • Uzun süreli suçluluk hissiyatı
  • Mola vermeksizin sürekli çalışmak
  • Öz değer eksikliği
  • Zehirleyici (ruhsal anlamda) insanlarla birlikte olmak

Bu maddeleri sizlere tavsiyelerim doğrultusunda açacağım.

Kısaca tükenişe doğru yürünen yoldan nasıl “U” çekeriz? 😊

1.Kimseyi memnun etmeye çalışma

Kendine açıklayamadığın, dürüst olamadığın birçok şeyin olduğunu düşünüyorsan, şu an eline kağıt kalemi al ve kendine söyleyemediklerini o kağıdın içerisine dök. Neden mi? Memnuniyet çabandaki sebep, değersizlik hissiyatı, geçmişte yaşanılan birtakım travmalar vs. olabilir. Herkesi memnun etmeye çalışırsan, sonunda sen bu arabanın (hayatın) altında kalır ezilirsin.

2.Her şeyin suçlusu sen değilsin

Suçluluk hissiyatının temel sebeplerde geçmişinle alakalı ve yaşadığın olaylarla alakalı olabilir. Duygusal bir uyarı olan, gizlice çocukluğundan bu zamanına kadar getirdiğin bir hissiyatın fark edilmesi biraz zor olabilir. Kendinize karşı anlayışlı olmaya başladıktan sonra bu durumu da atlatabileceğinizi umuyorum.

3.Kendin İçin Ara Ver

İşkolik olduğuna karar vermiş olabilirsin. Sadece para kazanmayı hedefliyor olabilirsin, hayatın sadece bunlardan kalmadığını sende biliyorsun. Ara vermek sadece bir durma biçimi değil tatil, spor, aktivite veya ailenle vakit geçirme olarak da algılayabilirsin.

4.Kendini takdir etmeyi bil

Kendi içinde susturamadığın bir sesle mücadele etmeyi bırakman gerekiyor. En yakınınıza veya çevrenizde değer verdiğiniz kişilere kendinize davrandığınız kadar İç sesini terbiye etmeye başlayınca, öz değerinin de geliştiğinin farkına varacaksın. Kendine hak ettiğin değeri vermen gerekiyor, bu hayatta senden bir tane daha yok.

5.İlişkilerini Gözden Geçir

İlişkilerinin seni yıprattığı sonucuna varabilme ihtimalin yüksek. Aile, arkadaş veya sevgili herhangi bir ilişkide toksiklik varsa bu durum ruhuna yansıyabilir.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir