Dayak Yiyen Çocuğun Psikolojisi: Aile İçi Şiddet Nelere Yol Açıyor?

Dayak Yiyen Çocuğun Psikolojisi

Sizde “içimizdeki çocuk erken yaşlandı” fasıllarını mı okuyorsunuz? Hiç çocuk olmanın yasadışı bir harekat olduğunu düşündünüz mü? Belki de kalbinize iyi bakmış, ruhunuzdaki yıkıntıların sebebini arıyorsunuz? Efendim maalesef bu fasıllar, hayatın her gerçeği gibi birer gerçek olarak kalmaya devam edecek. Ancak sizce de içinizde açıklığa kavuşturmanız gereken konular yok mu? Ruhunuzdaki yıkıntıların neden oluştuğunu anlayınca, şöyle kendinize dönüp, içinizdeki çocukla kucaklaşmak isteyeceğinize eminim. Dayak yiyen çocuğun psikolojisi, gerçekten de önemli bir nokta.

Bu yazının içinizdeki çocuğa şifa olması ve size değer katması dileğiyle..

Şimdiki oluşumunuzun çocukluğunuzdaki etkenlerin bir araya gelmesiyle alakalı olduğunu biliyor muydunuz? Çocuklukta duygusal ihmallere uğradığınızda nelerin baş gösterdiğine dair bir fikriniz var mı? Öncelikle söylemeliyim ki amacım “fikir edinebilmeniz” bu fikir doğrultusunda bir farkındalığa sahip olmanız. Bir şeylerin nedenini sorgulayıp, belirsizlikle karşılaşmak belki de sizi yıldırmış olabilir. Ancak bu farkındalığı kazanınca dönüşüme hazır olabileceğinizden emin olabilirsiniz. Aile içi şiddete maruz kalan çocukların neler hissettiğini bilmiyorum demek isterdim, ne yazık ki bende tabiri caizse bu “haram” lokmayı ağzına alanlardanım. Yazının temel konusu kabaca dayak yiyen çocuğun psikolojisi fakat bu konuyu iğne ipliği gibi işlemeye karar verdim. Sabırlı bir şekilde okumaya devam ettikten sonra yazının sizlere katacakları olduğunu düşünüyorum.

Aile İçi Şiddetin Çocuğa Etkileri Nelerdir?

Bazı ebeveynler maalesef bilinçsiz bir şekilde çocuk yetiştirme olgusunun üstünü çizerler (kendi bildikleri gibi de yetiştirme arzusuna kapılabilirler) ve sadece büyütme olgusuyla hareket ederler. Bunun sonucunda çocuklukta yaşadığınız olayların yetişkinlik döneminde yan etkilerine rastlayabilirsiniz, çocukluğunuzda yaşadıklarınız bugün olduğunuz karakterinizin belirleyici yönlerini belirliyor. Psikoloji tamamen bazı kötü yönlerin “küçük yaş deneyimleriyle” alakalı olduğunu savunuyor. Bu durumda elbette “tamam kardeşim bizlik bir mesele değilmiş” anlayışıyla hareket etmeyeceksiniz; merak ettiğinizi biliyorum, devam edelim.

Şimdi aşağıda sayacaklarım ne kadar tanıdık geliyor sorgulamanızı istiyorum.

  1. Çocuklukta anne-baba tarafından şiddet görmek. Kaotik bir ailenin içerisinde çocuğa uygulanan şiddet nelere neden oluyor biliyor musun?
  2. Anne babanızın hiçbir hareketinizden memnun olmaması durumu. Bu sebepten dolayı, kendinizi sürekli anne-babanıza kanıtlama çabasında bulabilme ihtimaliniz yüksektir. Ne yaparsan yap tatmin olmazlar.
  3. Anne-babanın çocuğu ihmal etmesi sonucunda ortaya çıkan “ben anne babama dahi yük müyüm?” algısı çocuğa sorumluluk bilincini küçükken katsa da sevecen yanları kaybolabiliyor. Kimse yok, kendi başımın çaresine bakmalıyım modu, çocuğu anne-babadan beklentiye girmeye sürüklüyor. Böylelikle karşılaştığın sorunları nasıl çözdüğünü biliyor musun?
  4. Anne-babanız tarafından bir gün ilgi görüp diğer gün ihmal edildiğinizi düşündüğünüz oldu mu? Bu şekilde yetişen insanların kaygıları bırakılmak, terk edilmektir.

Hangisi sizsiniz?

  1. Çocuklukta şiddet gören çocuk dikkat çekmek istemez ve içine kapanır. Gergin bir ortama rastlamak onlar için şaşırtıcı bir durum değil aksine sürekli bir sorunun olması gerektiği algısıyla yaşarlar. Yani zehirleyici insanlarla yaşamlarını yürütmek onlar için bir “yaşam tarzı” haline gelir. Olmadık gerginlikler, olumsuzluklar, şiddet eğilimleri çoktan oluşmuştur. Bu durumların ardından depresif, huzursuz ve tahammülü olmayan bir insan ortaya çıkıyor. Kederle beslendiğinizi, mutsuzluğa aşık olduğunuzu düşündünüz mü? Belki bu psikolojinin arkasında çocukluğunuz olabilir.
  2. Birini memnun etmek onlar için yaşam tarzı olabilir. İnsan ilişkilerinde, kendi fikirleri doğrultusunda herhangi bir gerginliğin çıkabileceğini düşünüp veya fikirleri yüzünden sevilmeyecekleri algısına kapanıp, oldukları kişiyi belli etmezler. Herhangi birini memnun etmeye çalıştıklarında, tükendiklerine rastlarlar ve kendilerince haklı gerekçelerle çeşitli depresyonlara girerler. İçine kapanık olmaları karşılarına çıkan engellere suskun kalmaları anlamına da gelebilir. Kendini savunmak yerine, susmak onlar için daha kolaydır. Çevrenizdeki herkesi memnun etmeye çalışmak, onay alma arzunuz ve çeşitli yalanlara başvurmanız çocukluğunuzda yaşadığınız olaylara alakalı olabilir.
  3. Her şeyin en iyisini ben bilirim tavırlarıyla tabiri caizse “gereksiz ukalalık” oluşabiliyor. Yetişkin çağında kuracağı ilişkilerde birçok sorun yaşayabilir. Etrafında bulunan insanlara kendi dediğinin kesinlikle doğru olduğuna ikna etmeye çalışıyor ve böylelikle ilişkilerde çatışmalar ortaya çıkıyor.
  4. Yetişkin çağa gelmiş çocuk, içerisinde bulunduğu ilişki içerisinde, kafasına “beni ya terk ederse?” sorusu ona katlanılmaz bir kaygı verir. Böylelikle kişilere çabuk bağlanma durumları ortaya çıkar. Hayatlarına giren insanları hemen gözlerinde büyüyebilir, hayatlarını terk ettiklerinde ise büyük hayal kırıklıkları ortaya çıkıyor.

Bu saydıklarım sizi psikolojik olarak etkiliyor ve yetişkin çağa eriştiğinizde insan ilişkilerine şeffaf bir şekilde yansıyor. Kendinde gördükleri bu özellikleri içine atıp, içerisinde gizli bir sır gibi saklayan birçok insan var. Daha neyi bekliyorsunuz? Kendinize karşı dürüst olmanız gerektiğinin sizde farkındasınız, bu durumların bir “acizlik” olmadığını bilmelisiniz.

Suçlamanız gereken birilerini arıyor ve bunun ardından ebeveynlerinizi mi suçluyorsunuz? Küçük yaşta şiddete maruz kalmak sizi hala psikolojik olarak etkiliyor olabilir. Belki hala yaşadığınız travmalar geliyor aklınıza, bütün bunları o küçük çocuk hiç hak etmedi değil mi? Merak etmeyin, bu durumları nasıl kontrol etmeniz gerektiğini sizlere anlatacağım. Birtakım çözüm önerilerinin ardından, yapacaklarınız doğrultusunda düşünce ve davranışlarınızın değiştiğini sizde göreceksiniz.

Küçük Yaşta Şiddet Gören Birey İçin 5 Öneri

Bu tür psikolojik ve bedensel şiddete maruz kalan bireyler için 5 tane öneri hazırladım.

1.Psikolojinizin Neden Böyle Olduğunun Farkına Varın

Sorunlar yaşamanız, birtakım olayların içerisinden çıkamamanız ve kendinizle alıp veremediğiniz bir şeylerin olması bir sebeple ortaya çıkıyor. Kendinizde fark ettiğiniz durumların “erken yaş deneyimlerinizle” alakalı olduğunu anlamalısınız. Depresyon, çeşitli buhran ve nöbet gibi durumların üstesinden gelebilmek için en başta farkındalığa ihtiyacınız olduğunu düşünüyorum.

2.Değersiz Olmadığınızı Kendinize Kanıtlayın

Çocukken yaşadıklarınız tarafından kendinizi “değersiz ilan etmiş” olabilirsiniz. Özel ve değerli olduğunuzun farkına varmış ancak kendiniz için bir şeyler yapma girişiminde bulunmuyor da olabilirsiniz. Değerini Keşfet yazımı okuduktan sonra demek istediğimi anlayabilirsiniz.

3.Değişime Açık Olun

Her insan değişir ve dönüşür. Karakter olarak evrime uğramanız korkunç bir durum değildir. Aksine kendinize yapabileceğiniz en güzel iyilik, açık olmanızdır. Kapalı kapıların ardından anahtar aramaktansa, doğru kapıları olduğu gibi açmak en güzel yoldur. Doğduktan sonra dönüşmek insanın temelinde yer alan bir mesele. Değişimden korkmamak ve dönüşeceğiniz insana adapte olmakta zaman istiyor. Zaman içerisinde içinizde yaşadığınız değişim ve dönüşümleri fark edeceksiniz.

4.Geçmişinizi Kabul Edin

Geçmişte ne yaşandıysa yaşandı. Bu durumları abartmaya, durumlardan beslenip üzülmeye veya sorgulamaya gerek kalmadı. Artık önüne bakmalısın, geçmişte yaşanılanları kabul etmeye başladıktan sonra zaman içerisinde aklınızdan çıkacak birçok kötü durumun farkında bile olmayacaksınız.

5.Ebeveynlerinizi Affedin

Yaşadıkları toplum, bulundukları kültür ve sizin nasıl eğitilmeniz gerektiği hakkında fikir sahibi olmamaları sonucunda sizlere kötülük etmiş olarak gözükebilirler. Ancak her anne-babanın aklında bütün bunları yaparken bir etken vardır. Geçmişte gördükleri, yaşadıkları, bulundukları kültür ve onların anne-babaları yaptıkları hatada büyük pay sahibi olabilir. Onları anlamaya çalışın ve empati kurun. İletişim kurun ve suçlamaktan vazgeçin.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir