7 Maddede Gelecek Kaygısı: Gelecek Kaygısıyla Başa Çıkmanın Yolları Nelerdir?

Şu aralar Türkiye’de yaşıyorsan gelecek kaygısıyla haşır neşir olman muhtemel bir durum. Yani gelecek kaygısı yaşıyorum naraları atıyorsan yalnız değilsin sevgili okur. Bu kaygıyı gidermek ve yönetmek istiyorsan, bu yazının tamamını kesintisiz bir şekilde okumanın sana çok şey katacağına emin olabilirsin. Çünkü gelecek kaygısına dair ne varsa bu yazının içinde. Ne arıyorsan bulacağından ve işine yarayacağından emin olabilirsin.

Gelecek Kaygısı Nedir?

Gelecek kaygısı, günümüzde çoğu insanın geleceğine duyduğu şüphe ve endişe sebebiyle girebileceği kaygı türüdür. Sevgili okur, zamanında bende bu kaygıdan nasibimi fazlaca aldım. Ancak öyle şeyler fark ettim, öyle şeyler öğrendim ki bu kaygıdan güzelce sıyrılmayı başarabildim. Bu başarının ardından “gelecek kaygısının” neden oluştuğunu, nelere neden olduğunu ve kaygıyı nasıl yönetmem gerektiğini öğrendim.

Epiktetos diye bir filozofun sözüyle “kaygıyla varlık ve bolluk içinde yaşamaktansa, korku ve sıkıntıları kovup açlık içinde ölmek daha iyidir” bana ilham olan bir sözdü, belki işinize yarar.

Bir cümle veya bir kelime dahi kaygılarınızdan arınmanıza yardımcı olacak güçte. Asla küçümsemeyin olur mu? Çünkü ben küçümsüyordum. 😊

Gelecek Kaygısının Nedenleri Nelerdir?

Gelecek kaygısının psikolojideki yeri her kaygı gibi korku ve endişedir. Liseden üniversiteye geçiş, üniversiteden hayata geçiş. Bu dönemlerde gelecek kaygısını yaşamanız kadar normal bir olayın olmadığını bilmeniz gerek. Sürekli bir kaygı halindeyseniz, gelecek kaygısını sırtınızda bir yük olarak hissetmeye başlamışsanız, gelece kaygısının yanında getirebileceği diğer kaygılarında olduğunu söylemek mümkün.

Bu kaygının neden oluştuğuna dair fikriniz var mı? Fikriniz yoksa şu an fikir sahibi olacaksınız. Bu konu hakkında bilgi sahibi olduğunuz için kaygıya dair farkındalığınız oluşacak. Yani bu tezde ne çıkartmalıyız? Gelecek kaygısından kurtulmak için ilk önce bilgiye sahip olmamız gerek. Bu kaygıyı araştırmak için adımınızı atmışsanız, uygulamanız gerekenleri hemen uygulamak isteyeceğinize eminim.

Yani en başta atılması gereken en önemli adımı attınız. Şimdi gelelim gelecek kaygısının nedenlerine:

  • Başarısızlık korkusu. Başarısızlık korkusundan ziyade endişe, evham veya takıntıya kadar giden bir yolda kendinizi bulmuş olabilirsiniz. Başlarda sadece başarısız olmaktan korkuyor olabilirsiniz. Ancak zaman geçtikçe bu korku yerini endişe ve tamamen korkuya bırakmış olabilir.
  • Kötümserlik ve sürekli olumsuza yorma. Kötümserliğin yanı sıra başınıza gelen tüm olayları olumsuza yormak sizi bir hayli yıpratıyor olabilir. Yıprandıkça kendinizin farkına bile varmıyor ve sürekli hastalanıyor da olabilirsiniz.
  • Belirsizliğe karşı hassasiyetinizin olduğunu düşündünüz mü? Belki de şu an fark ettiniz, işte benim derdim bu! Diye haykırdınız. Benim gelecek kaygısı yaşarken belirsizliğe karşı hassasiyetimden dolayı bu kaygıyı aşırı yaşadığımı öğrenmiştim. Bu farkındalıktan sonra gelecek kaygısını yönettim ve yok ettim.
  • Gerçek dışı beklentiler. Fazla hayalperest misiniz? Eğri oturup doğru konuşalım, bazı dönemlerde herkes gerçek dışı beklentilere girebiliyor. Ancak bu beklentilerden çabucak sıyrılmak gerek. Okunan romanlar, izlenen filmler ve sosyal medya. Bu faktörler sayesinde gerçek dışı beklentilere girebiliyoruz.
  • Kolay etkilenmek. İzlediğiniz bir filmi düşünün ne kadar güzel geliyor değil mi? Empati yeteneğiniz yüksekse ve etkilenen bir yapıya sahipseniz, film sizi etkisi altında bırakmayı başarır. Başka dünyalara gidersiniz. Etkilendiğiniz bir romanı veya herhangi bir ünlüden etkilenip ona imrendiğinizi biliyor musunuz? Çevrenizde olup bitenlerden çabucak etkileniyor musunuz?
  • Anda kalamamak. Güzel ve eğlenceli bir anın içinde olduğunuzu düşünün, çok geçmeden aklınıza gelen endişe dolu o cümleler anda kalmanızı ne kadarda zorlaştırıyor öyle değil mi? Endişe ve korku içinde o düşüncelerin içine dalıyorsanız, anda kalmanız imkansızlaşıyor.
  • Aşırı düşünmek. Aşırı fazla düşünmek kendinizi germekten ve olumsuz düşünmeye zorlamaktan başka bir işe yaramıyor. Aşırı düşünmeye başladıkça gelecek kaygısının yanında diğer kaygı türlerini de yaşayabilir ve psikolojik sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bedeninizin sağlıklı olmadığını hissedebilirsiniz.

Bu nedenlerin her birinin tehlikeli olduğunu söylemek mümkün. Sadece gelecek kaygısı değil, birçok psikolojik rahatsızlık yaşamaya da zemin hazırlamış oluyorsunuz. Kendinize dikkat etmeli ve sağlığınızı korumalısınız. Gelecek kaygısının neden oluştuğuna dair fikriniz ve farkındalığınız şu an oluştu. Şimdi sırada gelecek kaygısını çözmek var.

Gelecek Kaygısı Nasıl Geçer?

Gelecek kaygısı nasıl giderilir? Sizlere bir şeyler katma umuduyla gelecek kaygısının nasıl giderileceğine dair çözüm önerilerimi hazırladım. İşte gelecek kaygısından kurtulmanın yolları:

Kaygıyı Tanıyın ve Yazıya Dökün.

Kaygıyı tanıyın derken ne demek istiyorum? Sürekli olarak aklınıza gelen ve sizi endişe ve korkuyla baş başa bırakan bu düşünceler neler? Elinize bir kalem alın ve bembeyaz bir kağıda bu düşünceleri cesurca yazın. Emin olun bu düşünceleri yazdıktan sonra bazılarını çok mantıksız bulacaksınız. Gereksiz yere heyheylendiğinizi hissedeceksiniz.

Gelecek kaygısının alışkanlık haline geldiğini varsayarsak, bu kaygıların aklınıza her geldiğinde bir kağıda yazılıp, içinizde biriktirilmemesi gerekiyor. İçinize atmayın, ne olursa olsun içinizde yaşamayın. Farkında olmadan alışkanlık haline getirdiğiniz gelecek kaygısı git gide artabilir. Hatta artmakla kalmaz başka şekillerde de oluşmaya başlayabilir.

Kaygıyı tanıyarak ve yazıya dökerek bir farkındalık oluşturmuş olacaksınız. Unutmayın, siz gelecek kaygısından kurtulmak istiyorsunuz ve bu kaygının neden olduğunu öğrendiniz.

Kaygı Duymanızın Normal Olduğunu Bilin.

Bu yaşadığınızın sorunun ne kadar normal olduğunu düşünürseniz, kendinizi o kadar germeden ve durumu abartmadan yaşamaya başlayacaksınız. Kaygınızı tanıdınız ve yazıya döktünüz, kabul ettiniz ve normalliğini biliyorsunuz.

Yani her insanın başına gelecek bir kaygıdan bahsediyoruz. Bu kaygının alışkanlık haline gelmemesi için çabalamanız gerekiyor. İhtimaller üzerine düşünecek olursak kaygı haliniz alışkanlık haline geldi ve hayatınızı etkiliyorsa, bu kaygıları aşmanın yollarını bulmanız gerekiyor.

Hiç merak etmeyin, yollar bende. Yeter ki yürümeyi bilin. Kaygılarınızın hepsini aşabilirsiniz, devam edelim.

Başkalarıyla Kendinizi Kıyaslamayın.

Bu maddeyi “başkalarının hayatları ile kendi hayatlarınızı” kıyaslamayın olarakta değiştirebiliriz. Ancak kendinizi de başkalarıyla kıyaslamamanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Kendinizle yarışmalısınız, kendinizle gelişmelisiniz. Hiç kimsenin şartları bir değil, hiç kimsenin beyni aynı çalışmıyor, kimsenin gördükleri bir değil. Bu algıyla ilerlerseniz, kendinizi başkalarıyla değil bir önceki kendinizle kıyaslamaya başlarsınız.

Bu durumun en büyük etkisinin sosyal medya olduğu söyleniyor. Hiçte yanlış bir söylenti olmadığı aşikar. Sosyal medyada görülen hayatların sadece bir görüntüden ibaret olduğunu anlamanız gerek.

Sosyal medyada geçirdiğiniz zamanı azaltın.

Belirsizliğe Karşı Tahammülsüzlükten Vazgeçin.

Belirsizlik, koskoca bir girdap. Karanlığa odaklanıp, bütün aydınlıkları hiçe saymak. Belirsizliğe karşı tahammülsüzlüğünüz oluşmuşsa, psikolojik anlamda da pek iyi sayılmazsınız. Çünkü kronik bir stresin içinde yer alıyor olabilirsiniz. Yazının başında da söylediğim gibi benim gelecek kaygım “belirsizliğe karşı tahammülsüzlükten” dolayıydı. Bu dönemimde kendimi iyi analiz edip, belirsizliğin sadece bir hiç olduğunu kendime anlattım.

Kendime inandım, anı yaşamaya odaklandım, hayatımı sevmeye başladım, kendime daha fazla değer verdim, kötümserlikten vazgeçtim. Hepsi inanın bana bir anda olmadı, zamanla, merdivenleri yavaş yavaş çıkarak oluştu. Böyle bir sorun yaşıyorsanız, işinize kesinlikle yarayacak bir içerikle bu maddeye veda ediyorum.

İlgili İçerik: Belirsizliğe Karşı Tahammülsüzlük Nedir? Nasıl Geçer?

Fazla Hayalperest Olmayın.

Dikkat edin “hayal kurmayın” demiyorum. Sadece gerçeklikten çok fazla uzakta olan bir beklenti, bir hedef ve bir hayal sizi hayattan kopartabilir demek istiyorum. Kaygıya daha fazla düşer ve o kaygının içinde daha fazla çözüm yolu ararsınız.

Kendinize gerçekten inandığınız bir yolda hedefler belirlemelisiniz. Hedef ve hayallerinizin ne kadar gerçekçi olup olmadığını analiz etmeniz gerek.

Olumluya Yönelin.

Olumlu bir insan olmak sizin için çok zor olabilir. Zamanında benim için imkansız gelen bir olaydı. Burada empati yapmadan duramıyorum kusura bakmayın. Olumlu bir insanda olabilirsiniz ancak bu kaygılara fazlasıyla düşmenizdeki nedenin kötümserlik ve olumsuza odaklanma olabileceğini de düşünüyorum.

Kötümser ve olumsuza odaklanan bir insansanız, derhal olumlu bir insana dönüşebilirsiniz demeyeceğim. Öyle bir ihtimalin olmadığını bilmenizi isterim. Ancak şüphesiz ki kötümserliği ve olumsuzu tamamen benimseyen zihniniz, olumluyu ve pozitifliğin yanında getirdiği bütün güzel duyguları da benimseyebilir.

Burada önemli olan nokta sadece ve sadece istemek. Ne kadar çok isterseniz, o kadar çok değişebileceğinizi inanacaksınız. Bu zamana kadar kötümser ve olumsuza odaklanan bir insan olabilirsiniz, bundan sonrası için yaşıyorsak, hala bir şansınız yok mu? İnanılmaz bir motivasyon cümlesidir ve iki kelimedir, kendine inan!

İlgili İçerik: Olumlu düşünme teknikleri nelerdir?

Anda Kalmayı Öğrenin.

Anda kalmayı öğrenmek mi? Ne diyorsun sen, bu öğrenilecek bir meziyet mi? Diye sorularla beyninizi bulandırmayın çünkü anda kalmak ve anı yaşamakta bir beceridir. Düşünsenize bir sohbetin içindesiniz ve aklınıza saçma sapan düşünceler geliyor. Haliyle andan kayboluyorsunuz. Çok mutlu anınızdasınız fakat aklınızı karıştıran zihninizde olan binlerce kaygı sizi bekliyor.

Bunlardan arınabilmek için ilk olarak öğrenmeniz gereken şey anı yaşamaktır. Anı yaşamak bir beceridir ve pratik ister. Becerinizi pratik yaparak geliştireceksiniz. Ne demek istiyorum? Yediğiniz bir yemeği, yemek için yerseniz ne anlamı olur.

Yemeğin tadını alarak ve hissederek yavaş yavaş yiyin. İçinde bulunduğunuz bir sohbeti kusursuzca dinleyin. Odaklanmayı deneyin, içinde bulunmuş ana verin kendinizi.

İlgili İçerik: Anı Yaşama Yöntemleri Nelerdir?

İç Motivasyonunuzu Sağlayın.

İç motivasyonu sağlamak için dış etkenlerden bir güç almanıza gerek yok. Sadece kendinizle konuşmanız kafi. İç motivasyon, kendi kendini motive edebilme şeklinize denilebilir. Kendinizle iyi anlaşmanız gerekiyor, bunun için kendinizle konuşun. En azından durumları kabullenebildiğinizi hatta “şu an alıştığım için gelecek kaygısını düşünüyorum, ama zamanla geçecek” diyebilecek cesarete de sahip olmanız gerekiyor.

Kendinizle ne kadar iyi geçinirseniz, kaygı, endişe ve fazla düşünme sorunlarınızı o kadar iyi yönetir ve yok edersiniz.

Öz Şefkatinizi Geliştirin.

Öz şefkatinizi geliştirebilmek için kendinizle iyi geçinmeniz ve kendinize karşı anlayışlı olabilmeniz gerekiyor. Mesela bu zamana kadar kendinize karşı ne kadar anlayışlı davrandığınızı düşündünüz mü? Başka bir kişinin morali yokken ve başarısız anında onu çok iyi bir şekilde motive edebilirken, kendinizi ne kadar motive edebildiniz?

Öz şefkatli bir bireyin, kaygı ve stresten arınması çok basittir. Kendini ve benliğini önemser. Kendine ve benliğine karşı saygısı ve sevgisi vardır. Bu sizin için imkansız değil. Bu zamana kadar kendinize acımasız davrandıysanız Öz Şefkati Geliştirmek İçin 13 İpucu yazımı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.

Yorumlarda buluşalım mı? İlk beyaz sayfanı burası olarak belirleyebilirsin sevgili okur. Seni ne kaygılandırıyorsa yorumlara yaz. Dök içini, paylaş. Etkileşimde kalalım, sayımızı bilelim. İlk sen sevgili yazarım diyorsan, ben dürüstçe kaygımı paylaşmaya hazırım.

İyi bir blog yazarı olabilecek miyim? Aslında güzel bir kaygı. Yerinde ve güzel bir kaygı olduğuna inanıyorum. İçten içe bir korku olsa da inancım tam. İnandığım sürece kaygıyı çokta güzel yönetebiliyorum. Umarım yardımcı olabilmişimdir, esenle kalın.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir