Hassas Kalpli İnsan: İnce Ruhlular Derneği

Kimseye hayır diyemiyor musunuz? Tartışmalarda sizde mi sessizsiniz, yolun sonunda aman “kimse kırılmasın” düşüncesiyle kendini kıranlardan mısınız? O halde sizde hassas kalpli insanlar kulübündensiniz. Hoş geldiniz desem “pek hoş gelemedik” dediğinizi duymaktan korkarım. Buralara uğradığınız için memnun kaldım demekle yetineyim. İyiliğin kölesiyiz, yaşasın hislerimizi izleyerek yürüdüğümüz yollar… Diye övünmediğinizi, hassas kalbiniz için “öneriler” aradığınızı biliyorum.

Gereksiz yere yorduğunuz beyninizin, üzdüğünüz kalbinizin ve yaralar açtığınız ruhunuzun hesabını kime vereceksiniz? Tabi ki de kendinize öyle değil mi? Hatta bu duruma dolaylı yoldan kul hakkı da denilebilir. Kendinizle bu hesaplaşma arasında yaşayıp gidecek birçok duygunun sorumlusu da sizsiniz. Ancak ne yapıp ne edip, bu duruma bilinçli yaklaşmanız gerektiğini fark ediyor, bir şeyleri değiştirmek istiyorsunuz. Kendimce içerisinde dönüp dolaşabileceğiniz sorun skandallarını, aşırı hassas insanların özelliklerini ve bu sorunları nasıl çözüme kavuşturabileceğinizi anlatmaya çalışacağım. Aradığınız konulara ve konu başlıklarına değineceğim, bulmak istediğiniz birçok sorunun cevabını da bu yazıda bulabileceğinizi düşünüyorum.

Aşırı Hassas İnsanların Özellikleri Nelerdir?

Aşırı hassas birisi olmak kötü bir duruma düşmek olarak algılanmamalı. Önce aşağıda belirttiğim özelliklerde kendinizi görüp görmediğinize bakın sonra sohbetimize devam ederiz.

  • Rekabeti sevmemek. Takım oyunlarında karşılaştırılmalardan hoşlanmıyor olabilirsiniz, bireysel sporlar daha çok hoşunuza gidiyor olabilir.
  • Karar verememe. Bu özelliği her durumda kabul edebilirsiniz, bir alışverişte alacağınız bir şeyi beğenme konusunda, herhangi bir ödev tesliminde… Bu durumsa mükemmeliyetçiliğe eğiliminizin olduğunu gösteriyor.
  • İnce detaylara takılmak. Bu detayları seçme konusunda sorunlar yaşayınca, belirli psikolojik rahatsızlıklar meydana gelebiliyor. Ancak bu düşünceler seçilme konusunda iyi bir noktaya getirildiğinde “yaratıcılık” özelliğiniz fazlasıyla harekete geçebilir.
  • İçe kapanma eğilimi. Aslında içine kapanık biri olmasanız bile, kendinizle geçirdiğiniz vaktin kıymetli olduğunu ve bir şeyler yapmakla yükümlü olduğunuzu düşünürsünüz. Asosyal değil de “kendine sosyal” olabiliyorsunuz.
  • Koku ve ses hassasiyeti. En ufak bir seste uyandığınıza şahit oldunuz mu? Peki neden bu durumla karşı karşıyasınız? Cevabı çok basit, algılarınız çok kuvvetli. Bir şeyleri diğer insanlardan daha çabuk ve daha çok algılayabiliyorsunuz. Bu özellikte sizleri normal kişilerden ayıran bir özelliktir.
  • Acıyı ve hüznü yüksek seviyede yaşarlar. Bu durumda diğer kişilere nazaran depresyona girme olanakları fazladır. Çeşitli buhranlarla baş başa kalabilirsiniz, kendinize gereksiz yere yüklenebilirsiniz.
  • Aşırı empati yetenekleri vardır. Bu empati yeteneği bazı durumlarda faydalı olsa da, bazı durumlarda kişinin canını yakabiliyor. Örnek verecek olursam, olumsuz bir durumla başa çıkamayan bir arkadaşınızın gereksiz “negatifliğinden” etkilenebilirsiniz.
  • Eleştirilme korkusuna sahiptirler. Mükemmel olma istekleri de buradan doğar, kimse kusursuz değil.
  • İçe dönüktürler. Zihinlerinde vakit geçirebilir, birçok olayı veya kendilerini analiz edebilirler.

Saydığım özelliklerin içerisinde kendinizi bulmuş olabilirsiniz. Peki naçizane bir soru, kendinizle alıp veremediğiniz bir yanınızın olduğunu düşündüğünüz oldu mu? Diğer insanların kalbi varda, sizinki palamut ağacı mı? Tabi ki değil sevgili okur.

Yetiştirilme tarzınız veya genetiğinizle alakalı bu durumun bazı getirdiklerinden mustarip olabilirsiniz. Ancak bilinir ki bilim adamı, iş adamı, ünlü doktor ve diğer başarılı insanların çoğu hassas yapıya sahip olanlardır. Hassas yapıya sahip olmak bir yerden de içe dönüklükle alakalıdır. Kendinizi doğru izleyebilir ve anlayabilirseniz çıtayı aşmış olursunuz. O zamanda neler yapabileceğinizi görmek size ayrı bir özgüven verebilir.

Peki gün içerisinde yaşayabileceğiniz sorunları merak ediyor musunuz? Aşağıda görecekleriniz belki tanıdık gelebilir.

  • Telaşlı günler içerisinde olabilirsiniz. Aşırı bunalmış ve uyarılmış hissetmek sizi strese sokuyor.
  • Kişiler arasında çıkan çatışmanın ardından kendinizi onlardan daha stresli hissedebilirsiniz.
  • Çevrenizde bulunan insanların beklentilerini ve kıyaslamalarınızı çabuk algıladığınızdan dolayı onları tamamlamak isteyebilirsiniz. Bu durumları içselleştirmeniz sizi hırpalar ve yorgun hissedersiniz.
  • Dağınık olmak. Psikolojik olarak bu durumda size kendinizi huzursuz hissettirebilir.

Hassas Kalpli İnsanlara 6 Öneri

Açıkça söylemek gerekirse “insanı sevmem, insanlığı severim” kavramıyla hareket edenlerdenim. İnsanlıktan doğan samimiyeti, iyiliği, tahammülü, kusuru ve bunların bütünü olan kalpleri severim. Bende bilhassa sizlerdenim demek istiyorum, bazen hassas olduğum yanları fark ederim, durur kurulurum. Toparlanmam vakit almaz, kendimi bilirim, insanları ve hissettiklerimi bilirim. Kendimi de anlattığıma göre, geçelim önerilere.

1.Kendinize Değer Verdiğinizi Kanıtlayın

Kendinizi ihmal etmek, bir hayatı ihmal etmektir. Bütünüyle bir yaşamın içerisindesiniz, nelerin önceliğiniz olması gerektiğinin farkında olmalısınız. Kendime değer veriyorum çünkü spora gidiyorum (2 ay gidilen ve hemen sonra bırakılan spora mı?) masallarını bırakalım.

Değerinizin var olduğunu, bu dünya için özel bir varlık olduğunu kendinize kanıtlayın. Biliyorum kalp kıracağınızı zannetmek veya hayır diyebilmek size zor geliyor. Ancak aşmanız gereken bir sınırınız var; evet artık bunun farkındasınız. Şimdi kendi değerinizi keşfetme zamanı! Bunun için ayrı yazmış olduğum değerini keşfet yazımı da inceleyebilirsiniz.

2.Aşırı Hassas Birisi Olduğunuzun Farkında Olun

Sanırım önerilerimin arasındaki en güçlü madde böyle bir yapıya sahip olduğunuzun farkında olmak. Olaylar bu farkındalıkla yaklaşırsanız, gerektiği zaman mantığınızın da sesini dinlemeye başlayabilirsiniz. Çevrenizde olan olayların ardından stres ve kaygı durumlarına girebileceğinizin farkında olmak, bir yerden çözüm yolu aramaya başlamaktır.

Kırılgan olmanız, etki altında kalmanız gibi özelliklere sahip olmanız sizin suçunuz değil. Ancak bu durumun farkındayken, zehirleyici insanlarla iletişim kurmaya devam etmek bence sizin suçunuz. Kolay etkilenebilen bir yapınız var; buna göre hareket etmeyi öğrenmelisiniz. Yanlış olanı görmek ve kendini korumaya başlamak, kendinize yapabileceğiniz en güzel iyiliktir. Yani bu hassaslık size, çevrenizden, arkadaş grubunuzdan, izlediğiniz filmlerden, okuduğunuz kitaplardan, çeşitli kötü durumlardan hemen etkilendiğinizi söylüyor.

Burayı biraz uzattım farkındayım fakat bu durumun oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Bazen hissettikleriniz yerine mantığınızla hareket etmeniz, yani böyle bir yapının farkındalığıyla yürümeniz çok daha doğru olur.

3.Kendi Kalbinizin Olduğunu Unutmayın

Kalp kıran bir yapıya sahip değilsiniz buna hemfikiriz. Ancak sizin de bir kalbinizin olduğunu unutmamalısınız, hissettikleriniz sizi de yıpratıyor, sizi de incitiyor. Belki de kendinizi ifade ederken “suçlayıcı” bir tavırla ifade ediyorsunuzdur. Karşınızdakini suçlayıcı tavırla değil de kendi hissettiklerinizi dile getirerek uyarmayı deneyebilirsiniz.

İnsanlara karşı kendinizi ifade etmeyi iyi yapabildiğinizde bu olanağı da yok etmiş olursunuz. Böylece insanların kalpleri kırılmaz ve yaptıklarının sizin kalbinizi kırdığını idrak edebilirler. Anlayacağınız kalbinize sahip çıkın, ihmal etmeyin.

4.Mantığınızla Hareket Etmeyi Öğrenin

Hislerinizin götürdüğü yoldan ilerleyin fakat aşırı hassaslığınızın verdiği yetkiyle hissettikleriniz fazlalık olabilir, bu durumun da farkında olun. Aşırı hassaslığınızın getirdiği durumlardan sıyrılıp, mantığınıza sığınmayı da ihmal etmeyin. Sürekli duygularınızı incelemek yerine mantıklı olarak hareket etmek bazen kendinize yaptığınız en büyük iyiliktir.

5.Herkesi Memnun Etmeye Çalışmayın

Evet birilerine iyi gelmeyi görmek güzel. Ancak her daim herkesi mutlu edemezsiniz çünkü siz bir kahve değilsiniz. İşin şakası bir yana, herkesi memnun etmeye çalışmak bir “yorgunluk” sebebidir. Unutmayın ki çabalarınız kadar kendinizi ihmal ediyorsunuz. Bu yoldan kendinize sapmanızı öneririm, kendinizi mutlu edin, kendinizi memnun edin. İlla böyle yapınca bencil bir kişiliğe sahip olmayacaksınız bunu da unutmayın.

6.Kendinize Ait Bir Alan Oluşturun

Kendinizi iyi hissedebileceğiniz güzel bir alan oluşturmak sizi hem ruhen hem bedenen dinç tutacaktır. Bu alan en azından bir oda olabilir; içerisinde kitapların, filmlerin, kasetlerin, rahat battaniyelerin olduğu derli toplu bir oda.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir