İç Motivasyon Nedir?: Benliğini Anlama Sanatı

Güzel bir motivasyonun kendime yönelmek olduğunun farkındaydım. Biliyorum nerden farkındasın diyorsunuz; kendini keşfetmiş birisi “motivasyonun” içinde olduğunu hisseder. Bu hissiyatla ilerledim ve sonunda beklediğim güven, inanç ve motivasyon beni buldu. Durup durmadık yerde bulmadı tabi. Birçok şey yaptım ve başardım.

Güzel bir motivasyon, benliğinizle kuracağınız bağ arasında saklı. Bunu derhal anlatmaya başlamak istiyorum; başka zaman sohbet ederiz sevgili okur. İç motivasyon nasıl sağlanır? Sorusunun cevabını vermeden önce diğer başlıklara göz atmanızda fayda var.

İç Motivasyon Nedir?

İç motivasyon, kişinin kendi kendini etkileyici bir şekilde motive edebilme şekline denilir. Bu motivasyon türünün, diğer motivasyonlardan ayrı olduğu aşikar. Neden mi? İçinizden gelmeli yahu! Ta yüreğinizin içinden haykırmalı inancınız. İnançtan ziyade, alınan motivasyonun “dış kaynaklardan” dolayı olmaması gerekiyor. Peki bu dış kaynaklar neler?

Hemen bir örneklendirmeyle başlayayım: Ebeveynlerinizin istekleri ve sizlere söyledikleri güzel cümleler doğrultusunda bir şeyler yapmaya kalkışmak.

Bu yetmedi diyorsanız bir örnek daha: Sevmediğiniz bir işi yaparak para kazanmak. Ayın sonunda para kazanacağınız için motivesiniz.

Oysa iç motivasyonun dengesi başka. İçinizdeki motivasyon, kendinize güveninizle, inancınızla ve anlayışınızla bağlantılıdır. Yani iç motivasyon psikolojide kendine güven, anlayış ve inanç demektir.

Dış etkenlerden bağımsız bir şekilde, benliğiniz sayesinde yürüyüp gitmeyi istemiyor musunuz? O halde basit bir formül vereyim:

  • Kendine olan güveni geliştirmek.
  • Kendine olan inancı fark etmek ve geliştirmek.
  • Kendine iyi davranmak ve kendine karşı anlayış sahibi olmak.
  • Kendine karşı şefkat duymak.

Dış Motivasyon Nedir?

Yani şöyle diyebilir miyiz? İç motivasyon bireyin benliğiyle alakalı olan kısmı; dış motivasyon ise “hep bir etkene” dayalı motivasyon. İç ve dış motivasyonların kısaca tanımları bunlar. Daha net bir şekilde anlayabilmeniz için örneklerini vereyim.

Dış Motivasyon Örnekleri

  • Ebeveynlerin söyledikleri doğrultusunda hareket etmek ve isteklerinizi o durumlara göre belirlemek.
  • İş yerinizdeki patronunuzun hoşuna gideceğini bildiğiniz bir iş üzerinde meşgul olmak. Sevmeseniz bile “patronunuzun hoşuna gideceğini” bildiğiniz için motive bir şekilde çalışmak.
  • Bir başarı hikayesi dinleyip, tabiri caizse onun vermiş olduğu anlık “gazla” hareket etmek. Ve haliyle çuvallamak.

Dış motivasyonun her daim bir sebebi vardır. Bu sebepler çeşitli bir şekilde hayatımıza dağılmıştır. Dış motivasyonun kötü bir şey olduğunu iddia etmiyorum. Ancak iç motivasyona göre daha etkisiz demeye hakkım var. Gelelim iç motivasyon örneklerine.

İç Motivasyon Örnekleri

  • Bir şeyi başarmak için sürekli kendini telkin ve motive ederek çabalamak, uğraş vermek. Yani süreklilik ve disiplin isteyen her olayda iç motivasyona ihtiyacınız var.
  • Emek verdiğiniz bir işte sıkıldığınızda, o işi bırakmak yerine ara verirsiniz. Bunun sebebi geleceği düşünmektir. Geleceğinizi planlayabilmek için kendinizi “motive” edersiniz.
  • En ufak bir başarısızlıkta pes etmemek. İç motivasyona verilebilecek en güzel örneklerden bir tanesi de bu cümledir. Kendinizin potansiyeline inanır ve bir sonraki adımda başarıya daha fazla inanırsınız.

İç motivasyon ulaşmak istediğiniz, disiplin ve süreklilik getiren her şey için önemlidir. Yani uzun vadeli işlerinizde ve gerekli faaliyetlerinizde “iç motivasyon” olmazsa olmazınızdır diyebilirim.

İç Motivasyon Nasıl Artırılır?

İç Motivasyon Nasıl Artırılır?

İç motivasyonun nasıl sağlanacağından bahsederken, kendinizi vereceğim kavramlarla analiz etmenizi istiyorum. Unutmayın ki İç motivasyon “benliğinizle” aranızda kurduğunuz (kurabileceğiniz) bağ ile alakalı. İşte iç motivasyon için yapılması gerekenler:

1.Kendinize Karşı Anlayışlı Olun.

Sizde bunu iyi biliyorsunuz ki her insan hata yapar. Asıl mesele hatayı “nasıl ve ne şekilde” karşıladığınız. Neler hissettiğiniz? Bu hislerin neden oluştuğu?

Bu konuda gerekli farkındalığa ulaştıktan sonra gerisinin hızlıca geleceğini düşünüyorum. Yani sizin bir hataya tahammül edememeniz ve benliğinize karşı küsmeniz. Size ne kazandıracak? Benliğinize küsmekle kalmıyorsunuz; üstüne üstlük acımasız ve katı davranıyorsunuz.

Düşünsenize bir arkadaşınızın hatasında, onu affedebilmeniz, onu ettiğiniz motive, ona söylediğiniz cümleler. Sizi değersiz kılan ne? Benliğinizi, karşınızdaki insandan farklı kılan şey ne? Kendinizi sevmemeniz mi? Kendinizi beğenmemeniz, kendinize saygı duymamanız mı? Değersizlik duygusu hissiyatı mı? Çocukluk travmalarınız mı?

Şimdiye karşı kendinize karşı acımasız davranan bir insansanız, her gün pratik yaparak kendinize karşı anlayışlı olabilirsiniz. Yeter ki bunca zaman kendinize ne kadar acımasız davrandığınızın farkındalığıyla yaşayın.

Ve yüreğinizi ısıtacak bir umutla şu sözleri söyleyin “bunca zaman kendime ne acımasız davranmışım, ne kötümsermişim. Artık her şeyin farkındayım.”

Kendinize “acımasız” davrandığınızın farkındalığıyla birlikte “hatalarınıza” karşı anlayışlı olmaya çabalayın. Zamanla bu tutumunuzun değişeceğini göreceksiniz. Unutmayın ki hemen değişemezsiniz. Bunca zaman zihniniz ve iç sesiniz kendinizi kötülemeye ve mükemmel olmaya odaklanmış.

Bir anda olmayacak ama olacak.

2.Kendinize Güvenin ve Şefkat Gösterin.

Her durumda tereddütte kalıyor musunuz? Kararsızlık, acele etmek, stres… bu tarz davranışlar bir olayı başarıp, başaramayacağınızdan şüphe etmenizden kaynaklanıyor. Haliyle bu durumda kendinize güveninizin olmadığını gösteriyor.

Anlatmak istediğim şişirilmiş bir “öz güveninizin” olması hiçbir şey ifade etmez.

Peki yol nedir? Kısa kesmek gerekirse, kendinizi ve başarısızlıklarınızı affetmek. Kendinize karşı şefkat göstermek.

Nasıl uyarlayacağınızı söylemekten hiç çekinmiyorum. Kendinize karşı yalan söylemeyi bırakarak. Yukarıdaki maddede söylediğim gibi kendinizle aranızı düzeltmeniz gerekiyor; bir benliğinizin olduğunu kendinize hatırlatmalısınız. Bu farkındalıkla hareket etmeli ve yaşamalısınız.

Kişinin kendini aldatmasıydı sevmek.

Yani diyeceğim o ki: Kendini aldatmayı bırakmalısın sevgili okur.

İlgili İçerik: Öz Şefkati Geliştirmek İçin 13 İpucu

3.Kendinize İnanın

Kendinize inanmamanın hiçbir şekilde faydasını göremezsiniz. Psikolojik olarak üstün olmak istiyorsanız, ne kadar zor koşullar ve olanaklar altında da olsanız kendinize inandığınızı her daim hissetmelisiniz. Bu inanca eriştikten sonra “zor” olan şeylerin uğraş karşılığında ne kadar başarılı bir şekilde üstesinden gelebildiğinizi görüyorsunuz.

Siz bazı başarısızlıklar altında kalmış ve zamanında benliğiyle arası iyi olmayan birisi olmuş olabilirsiniz. Ancak düştüğünüz bu yerden kalkmasını ancak kendiniz başarabilirsiniz. Bu da en başta inançla gerçekleşir.

İnancınızı yüksek tutun. İnancınızı yüksek tutmanız içsel motivasyonunuzu harekete geçirir.

4.Kendi Kendinizle Konuşmayı Delilik Saymayın

Kendinize söyleyeceğiniz “şu an stresliyim” cümlesiyle stresinizin aniden ne kadar düşeceğini biliyor musunuz? Ya da “şu anda sinirlendim ve sakinleşmeliyim” cümlesiyle edindiğiniz farkındalık, neler getiriyor? Bu tür şeyleri hiç düşündünüz mü? Kendi kendinizi motive edebilin. Kendi kendinizle konuşun ve kendinizin en iyi arkadaşı olmaya çalışın.

Kendinizle dans edin ve son ses çalan o müzikle birlikte benliğinizle bütünleşin. Heyecanlandığınızda sesli bir şekilde “yapabilirsin!” diyebilin.

5.Kendinize Saygı Duyun.

Öz saygınızı geliştirin demek istiyorum. Öz saygının kişinin benliğine birçok yönden faydası var. Bunlardan bir tanesi: Öz değer. Öz değerin gelişimi için öz saygınızın olması önemli bir unsur. Öz değer de haliyle bahsettiğim inanç, güven ve şefkati getiriyor.

Kendinize karşı saygılı olmayı bilirseniz, insanlara karşıda saygı anlayışınızın geliştiğini hissedeceksiniz.

İlgili İçerik: Öz Saygı Nasıl Kazanılır?

Bu 5 maddeyle iç motivasyonunuzun tamamen yükseleceğini düşünüyorum. Yükselmekle kalmayacak, dünyayı ve kendinizi de farklı bir şekilde görmeye başlayacağınızdan eminim. Ayrı bir farkındalığa erişebilmeniz size iyi şeyler getirir. Bu iyi şeyleri hayatınızın her yerinde göstermeniz dileğiyle.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir