Kaygı Nasıl Yönetilir?: 8 Yararlı İpucu

Kaygı Nasıl Yönetilir?

Gün içinde yaşadıklarımızdan ziyade zihnimizde oluşturduğumuz birçok endişeden dolayı kaygılanmaya başlıyoruz. Ve böylelikle “kaygı” denilen olguyu tadıyoruz; bu tadımların en korkuncu olsa da yaşamaya devam ediyoruz. Yaşama kaygıyla devam etmek ne zaman zulüm gelmeye başlarsa, o zaman araştırmaya başlıyoruz. Kaygıyı yönetmek, herkesin istediği ve hayat konforunu normale getirebilecek bir durumdur.

Yani kaygının sürecini uzatıyoruz demek istiyorum; kaygıyı ilk tattığım zamanlar hatırlıyorum da, kaygı hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığım için, bu canım bilinçsizlikle daha fazla kaygılanıyordum. Her gün korku ve endişe içinde yaşamaktan sıkılmaya başladığım zamanlarda “kaygılandığımı” öğrenmiştim. Ne acı! Günlerdir kaygıdan bir diğer kaygıya geçerken, farkındalık eksikliği.

Yaşamımızı ölüm kaygısıyla, ölümümüzü de yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz.

Kaygıyı Yönetmek Nedir?

Kaygıyı yönetmek, korku ve endişelerinizin üstesinden gelebilmek için en önemli unsurdur. Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim: Kaygıyı yönetmeye başladığınız zaman -yani gücü ele aldığınız zaman- yaşadığınız kaygının da bir süre sonra geçtiğini görüyorsunuz.

Kaygılanmanızın artık rutinleştiğini görüyorsanız, bazı farkındalık metotlarıyla bu sorunun bilinciyle yaşamaya başlayabileceğinizi düşünüyorum. Ne kadar hayatın içine dalınca, kaygılanmaktan kurtulamasak da, en azından bu durumu yönetmenin ne kadar mantıklı olduğunu düşündüm. O sebepten dolayı bu konuyu enine derinine araştırdım. Ve karşınızdaki size bir şeylerden bahsediyorum.

Çünkü bende kaygımı yönetmek istiyorum. Kaygılandığım zaman, kaygımdan arınamıyorsam onu yönetmek benimde -senin de- hakkım.

Kaygıyı Yönetmenin 8 Yolu

Zihninizi analiz ettikten bir süre sonra, yaşadığınız kaygıya ve oluşan stres durumuna da aşina oluyorsunuz. Böylelikle kaygıyı söylediğim maddelerle yönetmeye başlamak, basit bir hal alıyor. İşte kaygıyı yönetebilmenin yolları:

Nefes Egzersizleri ve Odaklanma

Daha önce hiç 3-3-3 tekniğini duydunuz mu? Duymadıysanız hemen anlatayım: 3 saniye şeklinde derin bir nefes alıp, almış olduğunuz nefesi 3 saniye tutuyorsunuz ve tuttuğunuz nefesi 3 saniyede tekrar veriyorsunuz. Burnunuzdan nefes alıp, ağzınızdan vermeyi unutmayın.

Bu teknikle birlikte “odaklanma” konusundan da bahsedeyim. Vücudunuza giren nefese, tuttuğunuz ve bırakacağınız nefese “konsantre olup” odaklanmanız gerekiyor. Yani böylelikle, beyninizi nefesinize odaklamış oluyorsunuz.

Zaman içinde yaşadığınız kaygının ne kadar azaldığını görebilirsiniz.

Bilinçli Farkındalık Tekniğini Uygulayın

Bilinçli farkındalığı da kısaca anlatmak istiyorum: Yediğinizin yemeği düşünün, yediğiniz yemeğin damağınızda yarattığı lezzeti hissetmek yerine, başka bir şey düşünmek veya düşüncelerinizin içinde gezinmek ne kadar doğru ki?

Belki de bu zamana kadar yediğiniz yemekten hiç mi hiç tat almadınız. Yediğiniz yemek sadece bir örnek. Bir örnek daha vereyim: Yürürken, yürüdüğünüzü hissetmek ve yürümenize odaklanmak. Çevreyi izlemeye odaklanmak. Suratsız ve düşünceli bir şekilde yürüyeceğinize şefkatle yürümek. Deneyin derim. Aşağıya bu konunun detaylı bir şekilde anlatıldığı yazımı da bırakıyım.

İlgili İçerik: Bilinçli Farkındalık Nedir?

Düşüncelerinizin Kaygıdan Dolayı Olduğunu Fark Edin

Kaygı ve endişeleriniz, düşüncelerinize önem verdikten sonra daha da artmaya başlıyor. Yani tabiri caizse düşüncelerinizi önemseyerek azdırıyorsunuz. İstemsizce vücut kaygıyı seziyor ve belirli tepkiler gösteriyor.

Düşüncelerinizi Bir Kağıda Yazın ve Önemsemeyin

Kağıda yazdığınız düşünceleri, yaşadığınız kaygınız geçtikten yarım saat sonra okuyun. Ve ne kadar mantıklı ve doğru düşünün. Göreceksiniz ki sadece kaygının getirdiği birkaç düşünce kırıntıları; bu sırada yapmanız gereken tek şey, bir dahaki sefere düşünceler aklınıza gelmeye başlayınca önemsememeye başlamanız.

Düşünceler aklınıza gelince, boş durmak yerine kendinize uğraş bulabilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz, dışarı çıkabilirsiniz vs.

Kendinize Bir Uğraş Bulun

Kendinize bir şekilde uğraşılacak bir şeyler bulmalısınız; örneğin, zamanınızı bomboş geçirmek yerine, herhangi bir ilgi alanınızla ilgilenip kendinizi geliştirmeye bakabilirsiniz. Başka bir uğraş derken, kendinize herhangi bir hobide bulabilirsiniz.

Kendi Kendinizle Konuşmayı Deneyin

Kendi kendinizle kaygı anında “kaygının geldiğinin farkındayım, ancak bu sefer önceki kadar takılmayacağım. Çünkü bu düşünceler gerçeği ifade etmiyor” tarzında bir konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyor muydunuz?

Kendinizi Suçlamayın

Kendinize bu süreçte baskı yapmamanızı tavsiye ediyorum; aksi takdirde kaygı ve endişelerinizin daha sık geldiğini görebilirsiniz. Bunun tersine kendinize daha iyi davranmanız gerekiyor; öz şefkatinizi geliştirmek bu yolda size yardımcı olabilir.

Şükran Günlüğü Tutun

Şükran günlüğüyle birlikte hem kendinize daha iyi davranmaya başlayacaksınız, hem farkındalığınız artacak, hem de zihninizi tüm olumsuzluklardan arındırmaya başlayacaksınız.

Pozitif bir zihin ve olumsuzluklardan arınmak istiyorsanız, şükran günlüğü tutmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Üstelik tutması da çok basit; sadece birkaç tekniği var. Detaylı bilgi için hemen aşağıda bırakacağım yazıma tıklayabilirsiniz.

İlgili İçerik: Şükran Günlüğü Nedir? Nasıl Tutulur?

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.