Kendini Başkalarıyla Kıyaslamak: En Büyük Rakibiniz Sizce Kim?

Kendini Başkalarıyla Kıyaslamak

İnsanları gözlemlediğinizi ve yaşamın her noktasında davranışlarınızı bu gözlemler sonucunda oluşturduğunuzu fark ettiğiniz oldu mu? Doğduğumuz andan itibaren sürekli bir şekilde insanları gözlemlemeye başlarız; çocukluktan yetişkinliğe kadar birçok gözlem yeteneğimiz gelişmiş dahi olabilir. Kişiliğimizi, farkındalığımızı, yeteneklerimizi ve becerilerimizi hayatımızın her noktasında analiz edebilmek için bazen kendimizi başkalarıyla kıyaslayabiliriz.

Neden? Çünkü daha çok başkalarının hatalarını gördükçe mutlu oluyoruz sanırım. Mutluluktan o kadar mı uzağız? Bu da ayrı bir soru başlığı. Ancak bugün ki konumuz kendini başkalarıyla kıyaslamak.

Kendini başkalarıyla kıyaslamak, kendinizi bazen tatmin edebildiği gibi bazen de tam tersi kötü hissettirebilir. Kötü hissetmekle kalmaz, kendinizi yetersiz hissedebilirsiniz. Bu hissiyatın nelere neden olacağını sayayım:

  • Sürekli kaygı, endişe ve korku.
  • Öz güven eksikliği.
  • Psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
  • Aşırı düşünmeye yönelebilirsiniz.
  • Mükemmeliyetçi olursunuz.

Bazen kıyaslamak işimize de yarayabiliyor. Ancak sağlıklı bir şekilde kıyaslamak lazım. Olaydan olaya da değişkenlik gösterse de örnek vereyim: Yaptığımız ve uyguladığımız bir şeyden sonra emin olamazsak, başka bir örneğine bakıp kıyaslama haline girebiliriz. Bu gayet normal ve sağlıklı bir kıyaslamadır. Bir örnek daha vereyim: Yabancı bir ülkede olduğunuzu hayal edin; bu ülkedeki iyi davranışların ve mizahın ne olduğunu anlamak için karşınızdaki insanlara bakarsınız ve ona göre analizini yaparsınız.

Kendini Başkalarıyla Kıyaslamak Ne Demek?

Yetenek, beceri ve uğraşlarımız sonucunda da bazı kıyaslamalar yapabiliriz. Bu kıyaslamalarla birlikte hayattaki başarımız, konfor durumumuz ve nereye doğru yönelmemiz gerektiğini öğrenebiliriz. Birçok olayda kişi kendini teşvik edici bir şekilde kıyaslama yapabilir.

Peki asıl aradığınız! Tehlikeli kıyaslama nasıl meydana gelir?

Kıyas, neşenin ölümüdür!

İşin gerçek kısmı bu sanırım. Güzel neşemizin içine ettiğimiz kendimizce “ulaşamadığımız” hayatlarla, kendi hayatlarımızı kıyaslamak. Önce soru sormama müsaade et sevgili okur. Sürekli sosyal medya kullanıyor musun? Sürekli bir şekilde sosyal medya kullanımı halinde insanlar istemsizce kıyas yapmaya başlayabiliyor. Herkesin mutlu olduğunu ve sadece kendisinin hayatının durgun olduğunu düşünebiliyor.

Kıyaslama psikolojisinin en başında yatan yegane sebep değersizlik duygusudur. Bu duygunun altında ezilen birçok kişinin var olduğu biliniyor. Nerden biliniyor? Değersizlik duygusuna ait kişilerde bu eğilimin var olduğu biliniyor. Kötü bir çocukluk geçirdiyseniz, bu durumun sizde de oluştuğunu görebilirsiniz.

Herkesin gezdiğini ve mutlu bir hayatının olduğunu anlayan bilinçaltı, mutsuzlaşmaya ve körelmeye devam ediyor. Kendini sürekli kötü ve mutsuz hissetmek için sosyal medya bağımlısı olman yeterli galiba. Sosyal medya size ve sizin bilinçaltınıza yalan söylüyor efendim; herkes hayatının görünmesi gereken yüzünü paylaşıyor. Peki bu durumdan kurtulmak için ne yapmak lazım?

Kendimi başkalarıyla kıyaslamayı nasıl bırakabilirim? Sorusunun cevabını aradığını biliyorum sevgili okur. Söylediklerimden sonra zaman ve sabırla birlikte bu kıyaslamalardan yavaş yavaş kopabileceğini bilmeni istiyorum. Ancak her şeyin senin elinde olduğunu da söylemem gerekiyor.

Kıyaslama Yapmaktan Nasıl Kurtulurum?

Kendinizi Sürekli Başkalarıyla Kıyaslamayı Nasıl Bırakırsınız?

Kendini başkalarıyla kıyaslama psikoloji açısından bazı durumlarda sağlıklı karşılanmayabilir. Bunun nedeniyse sürekli başkalarıyla kıyaslamanın, öze saygısızlık getirmesidir. Anlatmayı bırak! Ben bu meretten nasıl kurtulurum diyorsanız, işte buyurun. Kıyaslama yapmaktan kurtulmanın yolları:

Kendinize Değer Verin

Öz güvensizlik mi yaşıyorsunuz? Öz değer eksikliğiniz mi var? Bu durumlarda olduğunuzu düşünelim. Bu durumlarda kalmak mı istiyorsunuz? Yoksa bu durumlardan kurtulmak ve özünüze ulaşmak mı istiyorsunuz? Özünüze ulaşmak istiyorsunuz değil mi?

Biliyor musunuz Google amcaya, öz güvensizlik nasıl geçer? Yazmanız dahi kendinize değer vermek demektir. Küçük küçük kendinize değer vermeyi anlamaya başladıktan sonra bu kıyaslamalarında ortadan kalkacağını göreceksiniz. Özünüze değer vermeye başladıktan sonra kendinize saygı duymaya başladığınızı da görebilirsiniz.

Bu maddenin büyük önem taşıdığını düşünüyorum. İsteyin ve çözüm üretin; inanın bana başaracaksınız.

Sosyal Medyada Geçirdiğiniz Zamanı Azaltın

İnancınız varsa sosyal medyayı tamamen kaldırın, atın çöpe. Yok benim haberdar olmak istediğim şeyler var diyorsanız, sosyal medyada geçirdiğiniz süre zarfını azaltabilirsiniz. Bu süreyi nasıl azaltacaksınız? Kısa bir formül vereyim:

  • Sosyal medyada geçirdiğiniz zamanın boşa geçtiğini algılayın.
  • Sosyal medyaya girme alışkanlığınızı fark edin ve üstüne gidin.
  • Sosyal medyaya girdiğiniz süreyi azaltma farkındalığıyla yaşayın. Yani tam sosyal medyaya girerken, bunun bir alışkanlık olduğunu anlayın ve vazgeçin.
  • Sosyal medya hesaplarından gelen bildirimleri sessize alın veya yok sayın.
  • Sosyal medyanın zararlarına göz atın.

İlgili İçerik: Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmanın Yolları

Kendinizle Yarış Halinde Olmanız Gerektiğini Anlayın

Kimsenin hayatıyla bir alıp veremediğiniz olmamalı. Bunun nedeni kimsenin aynı hayatı yaşamıyor olması; kimse sizinle aynı şartlarda, aynı bakış açısıyla, aynı durumlar altında yarışmıyor. Tek yarışınızın bir önceki kendinizle olmasını tavsiye ediyorum.

Bu tavsiyeyle birlikte özünüze ve içinizdeki güzellikleri fark etmeye yönelmenizin size neler katacağını biliyor musunuz?

Kendini Sürekli Başkalarıyla Kıyaslamanın Zararları Nelerdir?

  • İçsel huzursuzluk yaratabilir. Bu içsel huzursuzluğun depresyona bedel olabileceğini bilmeniz gerekiyor; yapılan kıyaslamaların ardından sürekli bir şekilde elde etmek istediğiniz hayata ulaşmayı isteyebilirsiniz. Ulaşma arzusu sizi gün geçtikçe yıpratabilir. Ve sonunda depresyon gibi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabilirsiniz.
  • Sürekli tatminsiz hissedebilirsiniz. Tatminsizlik duygusuyla birlikte kendiniz fazlaca kötü hissetmeye başlarsınız; hayat konforunuz azalır ve yaşama sevincinizde düşüşlerle karşılaşırsınız.
  • Kendinize saygınızı yitirebilirsiniz. Kendinize saygı duyduğunuzu düşünüyorsanız, bu kıyaslamaların ardından benliğinizi ezebileceğinizi ve saygınızı yitirebileceğinizi bilmenizi isterim.
  • Öz değerde sorunlar meydana gelebilir. Öz değerinizi git gide azaltmaya ve başka hayatlarda olmaya başlarsınız; bu durumun getirisi de değersizlik hissiyatıdır.

Bu içerikte işinize yarayabilir: İçine Kapanıklık Nasıl Geçer?

 

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.