Kendini Çirkin Hissetmek Psikoloji

Kendini Çirkin Hissetmek

Binlerce yıllık serüvenin içine varlığını “bende buradayım!” diyerek kanıtlamışsın. Biz dünyaya gelmeden önce milyonlarca farklı görünüme sahip olan ve gerimizde arta kalan yüzyıllar vardı. Neyin ne kadar farkındayız?

Mucize olduğundan bir haber olan Selim, sende buralarda mısın? Umuyorum gönlüne ve içine bir gün yönelip, çirkinliğin surattan ibaret olmadığını anlayabilirsin. Dünyayı ve evreni hedef aldığınızda, insan olmanın güzelliğini size kim anlatacak. Kim bunların farkına varacak? Tabi ki siz. Burada amacım size motivasyon konuşması yapmak değil. Gerekli araştırmalarımı yaptım; konuya aniden giriş yapmamak için sizlerle biraz sohbet etmek istedim. Fazla uzatma sadede gel. Efendim hemen geleyim.

Kendini Çirkin Hissetmek

Kendini çirkin görmek, psikolojide dismorfofobi olarak açıklanıyor. Uzmanların söylediklerine göre bu kişilerin, kendilerinde her daim bir kusur gördüğü ve kendilerini asla beğenmedikleri biliniyor. Aslında bu duruma kendini beğenmemekte diyebiliriz.

Kendini beğenmemeyi, kişinin vücudunu ve görünüşünü sevmeme haliyle birlikte kendini idrak edememeyle de alakalı olan bir durum olduğunu düşünüyorum. Yolun sonunda verilen ortaya çıkan ve içten içe yok sayılan şey değersizlik kavramıdır.

Değersizliği açar mısın biraz? Açarım tabi sevgili okur: Şöyle düşünün, çevrenizdeki herhangi bir kişiye değer vermeniz, sizin için o kişiyi önemli kılıyor öyle değil mi? Ya da size verilen değeri, siz de önemli kılabiliyorsunuz. Hal böyleyken, kişinin kendine değer vermemesi ve kendini değersiz görmesi, kendini yok saymaya ve bununla birlikte kendiyle alakalı birçok “yanılgıya” sürüklenmesine sebep oluyor.

Kendinizi Neden Çirkin Hissediyorsunuz?

Bazı insanlar nasıl gözüktüğüne önem vermeden, kendine olan öz güvenlerini hayranlıkla izlettirebiliyorlar. Bazılarıysa sırf “görünüşlerinden” dolayı sınıfta kaldıklarını düşünüyorlar. Sevgili okur, ben alıştırarak söylemeyi sevmiyorum. Kendinizi çirkin ve yetersiz hissetmenizin muhtemel sebepleri:

  • Çocukluk yaşta ilgi görmeyen ve yetersiz hissettirilen bir birey olabilirsiniz.
  • Ebeveynlerinizin duygusal ihmale uğrattığı bir çocuk olabilirsiniz.
  • Çevrenizdeki herkesin kusursuz gözüktüğüne inanabilirsiniz.
  • Kendinizi değersiz gördüğünüz için çirkin de hissedebilirsiniz.
  • Yine ebeveynlerin sizi abarttığı için kendinizi çirkin hissedebilirsiniz. Yani kral ve prenses gibi yetiştirildiyseniz, kendinizi eksik ve çirkin hissetme ihtimaliniz var.
  • Takdir edilmemek.

Bunun ana ve temel sebebi çocukluk. Herkes aynı şartlarda yetişmediği için, birçok inanışa kapılabiliyor insan. Bir modelle veya oyuncuyla kendini kıyaslayıp, hemen ben çirkinimi yapıştırıveriyor.

Kendinizi çirkin bulabilirsiniz. Ancak bu çirkinlik, kime göre, neye göre? Sizin güzellik kavramınız ney ahali… sorarım hangi güzel kusursuzdur; ve hangi güzel tek bir davranışıyla güzelliğinden soğutamaz? Güzelliğe baktığınız açı, sosyal medya fenomenlerinin veya oyuncuların görünüşü olmamalı.

Hiçbirimiz çirkin doğmadık, yargılayıcı bir toplumda doğduk sadece.

Ne güzel demiş Kim Namjoon amcam. Peki size bir soru, güzellik ve çirkinliği nasıl tanımlıyorsunuz? Bir sonraki satıra geçmeden, bunu bir düşünün isterseniz.

Fenomen ve oyuncularında pek kendini beğendiğini söyleyemeyeceğim maalesef. Çünkü hepsi kusursuz gözükmek için estetiğe başvuruyor. Normal hallerini görseniz, belki de şaşakalacaksınız. Bu küçük ayrıntıyı da vermeden geçmek istemedim.

İlk adımda yapmanız gerekenin kendinizle barışmanız olduğunu düşünüyorum.

Kendimle nasıl barışacağım ben ya? Benimki de laf mı, doğru ya siz çirkindiniz değil mi. Önce bakan gözünüzü, kendi içinize yöneltmeyi öğrenmelisiniz. İçe yöneldikçe, kendinizi fark edecek ve bazı güzelliklerinizi fark etmeye başlayacaksınız.

Tüm kusurlarınızla siz olmuşsunuz. Aynada neye bakıyorsunuz? Tek bir sebebi var, o da fenomenlerin suratlarını istediğiniz için. Tabi insan aynaya bakabilir. Ancak kendini çirkin hisseden insanlar, takıntılı bir şekilde aynada kendini kontrol ediyor. Aslında kendini çirkin bulmayan ve kusursuz olmak isteyen insanlar da hala “deliler gibi” aynalara bakıyor.

Kendini Çirkin Hissetmekten Nasıl Kurtulurum?

Kendini Çirkin Hissetmekten Nasıl Kurtulurum?

İçinize yönelin.

Kendinizi beğenmiyorsanız, değiştirmeye ilk olarak içerden başlamanızı tavsiye ederim. Kesinlikle bir insanın içine yönelmesi ve kendini, duygularını ve özünde olup biten her şeyi bilmesi gerekiyor. İçinizde olup bitenlerin neden olduğunu düşünün ve mantıklı bir kanıya varın.

Özünüzü anlamaya çalışın. Bu sorunun cevabını tek bir madde halinde verseydim sadece bu maddeyi verirdim.

Kusurlarınızı ve kendinizi tamamen kabul edin.

Kusurlarınız varlığınızın bir parçası değil mi? Dünyaya geldiğinizi ve görünüşünüzün böyle olduğunu artık kabul edin. Kusurlarınıza kötüleyerek bakmak yerine, baktığınız açıyı değiştirmeyi deneyin. Yani kusurları sevmeyi deneyin demek istiyorum.

İlgili İçerik: 10 Adımda Kendinle Barışık Ol

Donanımlı olun.

Okuyun, okuyun ve okuyun. Okudukça baktığınız açı, gördüğünüz göz ve birçok özelliğiniz değişim gösteriyor. İster istemez kendinize sorular soruyorsunuz, onların cevabını mantıklı bir şekilde veriyorsunuz. Kendinize katkı sağlamakla birlikte daha birçok sorunun üstesinden geliyorsunuz.

Kendinizle vakit geçirirken keyif almayı öğrenin.

İlk başta kendinizle vakit geçirmeyi deneyin. Denedikçe ve bu durum pratikleşmeye başladıkça kendinizle vakit geçirmekten keyif almaya başladığınızı göreceksiniz.

İlgili İçerik: Tek başına vakit geçirmek

Vücudunuza önem gösterin ve egzersiz yapın.

Vücudunuzun gelişimiyle birlikte belki de kendinize olan güveniniz artış gösterecek. Egzersiz yapmanın temel faydalarından birisi öz güveni artırması ve sağlıklı bir vücut inşa etmesidir.

Başkalarının düşüncelerine odaklanmayın.

Bu özellik bir nevi herkesin bilinçaltına kodlanmış. Çünkü toplum bize bu düşünceyi dayatmış. Ebeveynlerimiz dahi, şu şöyle der, bu böyle der vs. cümle kalıplarıyla küçüklükten itibaren bizi donatmış. Bu durumun asıl sebebi, çevrenizin ve başkalarının sizin hakkındaki düşünceleri. Kendimizi nasıl gördüğümüzden ziyade, başka kişilerin bizi nasıl gördüğünün “düşüncesiyle” yaşıyor olabilirsiniz.

Kimseyle kendinizi karşılaştırmayın.

Kendinizi sadece kendinizle karşılaştırmaya özen göstermelisiniz. Hiç kimse sizinle aynı yapıya sahip olamaz; sizde hiç kimseyle aynı yapıya sahip olamazsınız. Karşılaştırmalar sonunda depresyona girme ve kendinizde eksiklik duyma ihtimaliniz çok yüksektir. Bu sebepten ötürü kendinizi, bir önceki kendinizle karşılaştırmanızı tavsiye ediyorum.

Cesur Davranın.

Kendinize karşı dürüst ve cesur bir şekilde davranın. Kendimi sevmiyor olabilirim; ancak bu durumu düzelteceğim. Cümlesiyle ilerleyebilirsiniz. Veya kendimin farkına vardım, artık elimden ne geliyorsa yapacağım. Kendinize karşı, kendinizi motive edin.

İlgili İçerik: İç motivasyon nedir?

Sosyal medyadan etkilenmeyi bırakın.

Sosyal medya öylesi bir tuzak ki. İnsanın bilinçaltına getirdiği ve çeşitli inançlara sahip olmasındaki tek sebebin sosyal medya olduğu biliniyor. Güzellik kavramı, paraya olan aşırı isteğiniz ve mükemmeliyetçiliğiniz vs. birçok özelliği sosyal medyada gereğinden fazla vakit geçirmenizden alıyorsunuz.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir