Öz Şefkat Nedir?: KENDİNİ KUCAKLAYABİLME SANATI

Yoğun ve tempolu hayatın içinde kendinize istemeden uyguladığınız şiddetin farkında mısınız? Hayatın sillesini sıkıntı ve dert etmiş, herhangi bir başarısızlığın ardından faturayı kendine kesenlerden Fuat. Sende bizimle misin? Başarısızlığın yanında işler kötü gittiğinde “yahu bu da sadece benim başıma gelir!” olumsuzluğuyla kendini kıranlardan Yusuf, ya sen? Yıllardır çocukluğunda yediği dayaktan dolayı sürekli kendini yetersiz hisseden Haydar, değer görebilmek adına etini tırnağına katan Adem, sen de kendine haksızlık ettin mi?

Malum konumuz öz şefkatken bu güzel girişle sizleri selamlıyorum. Öncelikle söylemeliyim ki sizleri sıkmaya hiç niyetim yok. Eğlenceli ve hedef odaklı gideceğim. Öz şefkat ile alakalı merak ettiğiniz bütün soru başlıklarından bahsedeceğimi düşünüyorum.

Öz Şefkat Nedir?

Öz şefkat kısacası kişinin kendine karşı şefkat ve anlayış duyabilme haline denilmektedir. Öz şefkat duygularımızı tanımak, kendimize karşı anlayışlı olmak ve benliğimizle ilişkimizi iyi tutmak olarak da açıklanabilir.

Başka bir şekilde daha açıklamak istiyorum; öz şefkat kişinin kendine karşı yargısız, eleştirisiz ve suçlama yapmaksızın hareket etmesidir.

Size hala cevap verebilirim. Öz şefkat ne demek? Sorusunun hala cevabını verebilirim. Öz şefkat duygularını tanımak, onların farkına varmak ve onları tamamıyla yaşayabilmektir. Kişinin kendine karşı merhamet duyabilme halidir, anlayacağınız öz şefkatte bir sanattır. Kişinin kendini anlayabilme sanatıdır.

Öz şefkat her insan gibi kişinin acı çekebileceğini düşünebilmesidir. Duygularını açıkça yaşayabilmesidir. Amma anlattın alt metinlere indin demeyin; anlayabilmek önemli.

Herkesi anlayışla karşılayan ve onlara hak veren birisi olabilirsiniz; kendinize ne kadar anlayışlı ve naziksiniz? Bu sorunun cevabı öz şefkatinizin hangi seviyede olduğunu otomatikman size belli edecektir.

Öz şefkatin ne olduğundan çok öz şefkatin psikolojideki yeri ve nasıl öz şefkatli olunabileceği merak ediliyor.

Kendinize karşı şefkat duyabilmeniz için yapmanız gerekenleri merak ediyor musunuz? Benimki de soru mu, tabi ki merak ediyorsunuz. Uzatma yapılması gerekenlere geç diyenleri kırmadan yazıma devam ediyorum.

Öz Şefkatinizi Geliştirmek İçin 13 İpucu

Öz şefkat uygulama yöntemleri de denilebilirdi fakat ipucu vermeyi seviyorum. Araştırıp gördüğüm, analizlerimde en öne çıkan ipuçlarını sizlerle zaman kaybetmeden paylaşıyorum.

1.Hatalarınızı kabul edin.

Her insan hata yapabiliyor. Yaşadığınız hayatta hata yapmamak imkansız; bunun sizde bilincindesiniz fakat sorunlarla mücadele eden tek kişinin siz olmadığını anlamanız gerekiyor.

Bu zamana kadar hatalarınıza karşı ne kadar anlayışlı oldunuz? Anlayışlı olamadığınız için belki de buralardasınız; size verdiğim bu maddeyle kendinizde olup bitenleri analiz edebilme fırsatı doğuyor. Hata yapabilirsiniz, hatalar sizi aşağılık yapmaz, aptal yapmaz. Aksine tecrübe kazanır ve doğru yolu keşfedersiniz.

Hata yaptığınızda kendinizle konuşmayı ihmal etmeyin; bu tür sorunlar olabilir. Bir dahaki sefere daha dikkatli olup bu hatayı yapmayacağım diyebilmek, benliğe ayrı bir şefkat verecektir.

Öz şefkat kazanmak istiyorsanız bu olumlama cümlelerini kullanmanızı tavsiye ederim. Bu durumu çevrenizdeki arkadaşlarınızın herhangi bir hatasında onlara destek olmak gibi düşünün. Nasıl herkes hata yaptığında onlara “sen daha iyisini yapabilirsin”, “bu durumu iyi ki yaşadın, şimdi daha tecrübelisin” gibi tavsiyelerde bulunuyorsanız, kendinize de yapıcı cümleler söylemelisiniz.

2.Acıyla özdeşleşmeyin.

Herkesin türlü türlü sıkıntıları, sorunları veya trajik hikayeleri olabiliyor. İnsanız ve başımıza her an her şey gelebilir. Acı çekmenize neden olan birçok durumla karşı karşıya kalabilirsiniz; acıya alışmak veya sürekli acılıymış gibi davranmak işinize yaramayacak. Her zaman bir sonraki seferde daha güçlü kalkıp, kendinizi motive etmeyi bilmelisiniz.

Kendinize acı çektirmek hoşunuza gitmemeli. Acıyı içine atmanın zararlı olduğu gibi sürekli acılıymış modunda olmakta benliğe zarar verir. Dikkat edin acınızı yaşamayın demiyorum, acınızı sonuna kadar yaşayın. Ancak bunun bir sonu olması gerektiğini ve unutmayın.

3.İç motivasyonunuzu harekete geçirin.

İç motivasyon, dış faktörleri hiçe sayarak kendi kendinizi motive edebilme halinize denilmektedir. Bunu nasıl mı sağlayacaksınız? Bir arkadaşınıza tabiri caizse verdiğiniz gazı düşünün, başardıklarınızı, kazandıklarınızı düşünün daha fazlasını yapamaz mısınız? Potansiyelinizi düşünün, üstüne çıkmayı denemenize gerek yok mu?

Kendinize güvenmeyi, inanmayı ve kendinize soru sormayı ihmal etmeyin; inanın bana siz iyi olmaya başlayınca, çevrenizdekiler daha da iyi oluyor. İnsanlara daha iyi geldiğinizi görüyorsunuz.

4.Zor zamanları kabul edin ve yönetin.

Her insanın başına bir şeyler geliyor, her insan zor zamanlardan geçer. Hangi insan zor zamanlarını doğru yönetir, orası meçhule. Bu ipucunu bir düşünün derim. Kendinizi gün yüzü göremeyenlerden mi ilan ettiniz? Yoksa sizde mi çevrenizden, sosyal medyadan, filmlerden veya okuduğunuz acı dolu bir kitaptan etkilenenlerdensiniz?

Konu etkilenmek değil, görmek istedikleriniz veya görmek istemediklerinizde. Diyorum ki zor zamanlara isyan edip, şikayet etmekten vazgeçin. Başınıza gelen olumsuz durumlardan olumlu bir sonuç çıkarıp yolunuza devam edin.

Zor zamanları nasıl yöneteceğinizi mi düşünüyorsunuz? Tabi ki kabul ederek. Kabul edin! Kabul ettikten sonra bir çaresini ve bu zor zamanı nasıl yöneteceğinizi planlayın.

5.Bilinçli farkındalık (mindfulness) yöntemini uygulayın.

Mindfullnes yöntemi kısaca kişinin şimdiki zamanı fark edebilmesine denilmektedir. An içinde herhangi dokunduğun bir yeri hissetmek, yürürken bacağını, ağlarken duygunu hissedebilmeye mindfullnes diyebiliriz.

Bilinçli farkındalığı öğrenebilmeniz için hemen bir örnek vereyim. Yattığınız yatakta bütün bedeninizi hissedin; hareket ettirdiğiniz elinizi hissedin. Bunlar en basit örnekler. Kendine karşı yargılayıcı olmama, bulunduğun anı gözlemleyebilme ve benliğine nazik davranma olarak da karşınıza çıkabilir.

Kaygı bozukluğu, panik atak veya obsesif hastalarına da bu yöntemi uygulamaları çoğu doktor tarafından tavsiye ediliyor.

6.Kendinizle barışık olun.

Dış görünüşünüz sizin elinizde olan bir şey değil. Bunun bilincindeyken daha güzel görünme ihtiyacı duymayın; her insanın bir kusuru olabileceğini ve güzelliği “daima” ruhta aramayı unutmayın. Sosyal medya ve toplum size güzelliğin dış görünüşten ibaret olduğunu gösterse de siz arayışı ihmal etmeyin.

Bu maddeyi Hz. Mevlana’nın bir sözüyle bitireyim, “Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm, içlerinde insan yok.” Güzellik bakan gözde, atan kalpte sevgili okur. Kendinle barışık ol, değmez vallahi. Tadını çıkart her anının, yarım saniye önceni geri alamayacaksın bu dünyadan.

Biraz da motivasyon yazısı mı oluyor? Olsun arada kendime söylediklerimi size de söylemek istiyor canım.

7.İçinizdeki eleştirel sesi fark edin.

Sizin hata yapmaya lüksünüzün olmadığını söyleyen bu sesi biliyor musunuz? Olumsuz düşünmeye yatkınlığı olan bir insansanız yüksek ihtimalle tanıyor olabilirsiniz. İç sesinizi ayrı bir şekilde gözlemleyip, onu olumluya çevirmeye çalışmalısınız.

Geçmişten hataya tahammül edemeyip, kendinize karşı çok fazla acımasız davranmış olabilirsiniz. İç sesinizin kendi sesiniz olmadığını, sadece geçmişten kalan kodlar olduğunu anlamanız gerekiyor.

Bu durumu daha iyi anlayabilmek için Eleştirel iç sesi susturmanın yolları  yazımı okumanızı öneririm.

8.Şükran günlüğü tutun.

Kendimin de yaptığı bir yöntemi söylüyorum sizlere. Şükran günlüğü! Hayatın size getirdiklerinin kıymetini bilmek, Allah’a şükretmek ve sahip olduklarınızın farkında olmak çok güzel bir duygu. Günlüğü nasıl tutmanız gerektiğini anlatıyorum. Her günün sonunda şükredeceğiniz üç madde yazın. Bu duruma örnek:

  • Şükürler olsun sağlığımda bir problem yok.
  • Şükürler olsun muhteşem bir eşe sahibim.
  • İyi ki kendime saygı duyuyorum.

Şükürler olsun veya iyi ki ile başlayan cümleler yazacaksınız. Günün sonunda üç madde ve bu maddelerin aynı olmaması şartıyla. Şükran günlüğünün inanılmaz faydasını göreceğinizden eminim. Öz şefkat eksikliği yaşayan bir bireyseniz, bu günlüğün size neler katacağını göreceksiniz. Kısa bir süre içerisinde istemsizce farkına varacağınızdan şüphem yok.

15-20 gün sonra maddelerin ne kadar zorlaşacağını göreceksiniz. Maddeler zorlaştıkça beyniniz olumlu düşünmeye çalıştıracak kendini. Zaman içerisinde pozitif bir insan olduğunuzu kendiniz bile anlamayacaksınız. Yeter ki deneyin, deneyin, deneyin.

9.Sahip olduklarınızın kıymetini bilin.

Allah’a sahip olduklarınız için teşekkür edin. Sahip olduklarınızın kıymetini bilmek kolay iş değildir. Bazen alışır ve daha fazlasını istersiniz her şeyin. İstemek tabi ki güzel ve doğaldır; fakat Afrika’da açlıkla acı çekmek yerine, refah içerisinde olduğunuzu hatırlamak size daha farklı hissettirmez mi?

Savaşın içinde suçsuz bir şekilde titremek ya da katledilmek yerine bulunduğunuz coğrafyanın, ülkenin ve yerin kıymetini bilmekte bunlardan bir tanesi. Ailenizin, dostlarınızın, eşinizin ve maddi-manevi diğer sahip olduklarınızın kıymetini bilmekte tabi ki bu işin asıl önemli olan noktasıdır.

10.Kendinizle vakit geçirin.

Kendinizi anlamak pekte zor değil aslında. İçine yönelmek, duygularını ve özelliklerini fark etmek ne kadar güzeldir. İlk zamanlarda hatta acaba daha ne özelliğim var diye merakta edebilirsiniz. Kendinizle vakit geçirmeyi sevmeye başladıkça, kendinize karşı olan şefkatiniz, saygınız ve sevginiz de artış gösterecek.

11.Samimi ilişkiler kurun.

Samimi ilişkiler için samimiyet gerekir. Sağlıklı iletişim gerekir, sohbet etmek gerekir, karşındaki kişiyi ciddiye almak gerekir. Tanışacağınız yeni insanlara ve hayatınızdaki insanlara yeterince samimi davranıyor musunuz? Suratsız bir arkadaşlık, hiçbir şey ifade etmez. Vakit geçirmekten ve sohbet etmekten zevk aldığınız birilerini hayatınıza dahil edin. Hayatınızda yeri ve anlamı olan kişiler olsun.

12.Her duyguyu yaşayın.

Hiçbir duyguyu içinize atmayın. Kötü bir çocukluk dönemi geçirdiyseniz, çocukluktan kalma bazı şeyleri içinizde yaşama özelliğine sahip olabilirsiniz. En azından kendi başınızayken mutsuzluğunuzu, acınızı, hüznünüzü sonuna kadar yaşamayı bilmelisiniz. Olumsuzluk duyguları bastırmak yerine yaşayın. Olumlu duyguları yaşadığınız gibi olumsuzları da yaşamalısınız.

13.Öz Nezaketinizi Sağlayın.

Öz şefkatin doğuşunun öz nezaketle alakalı olduğunu da söylemeliyim. Öz nezaketinizi sağladığınızda, olaylara karşı yapıcı yaklaşmayı ve kendinizi motive etmeyi başarabilirsiniz. Her konuda kendinizle iyi geçinmeye alıştıktan sonra hayatın daha güzel bir yer haline geldiğini dahi düşünebilirsiniz. Öz nezakette sahiden 2 kişi olduğunuzu düşünebilirsiniz. Biri siz diğer yine siz! Kendinize karşı anlayışlı olmayı, iyi geçinmeyi ve yol göstermeyi başaran bir arkadaş olmayı denemekten vazgeçmeyin. Kendinizin en iyi arkadaşınız olmanızdan bahsediyorum.

Hayat konforunuzu kesinlikle etkileyeceğini düşündüğüm bu son madde, sizler için bir hayli önemli. E tabi ki benim içinde önemli.

Aradığınız “nasıl öz şefkatli olabilirim?” sorusuna net bir cevap bıraktığımı düşünüyorum.

Öz şefkatli olabilmek için yapılması gerekenlerden bahsettiğime göre, yazının son kısmına geçebilirim.

Öz Şefkatin Faydaları Nelerdir?

Öz şefkatin kişinin hayat konforunu nasıl değiştirdiğini biliyor musunuz? Hayat konforunu nasıl etkileyebilir diyebilirsiniz. Ancak düşünsenize sabah suratsız bir şekilde kalkıp, aynada kendine dahi bakmak istemeksizin elinizi yüzünüzü yıkamak var, sabah yeni bir güne doğmanın bilinciyle ve elini yüzünü yıkamadan önce kendine “günaydın yakışıklı” diyebilmek var. İnanın bana okurken ne kadar saçma geliyorsa, uygularken o kadar güzel hissettiriyor. Faydalarına geçelim isterseniz:

  • Güne enerjik ve güzel hissederek başlarsınız.
  • Anksiyete, depresyon ve diğer psikolojik rahatsızlıklardan uzak olursunuz.
  • Yaşam konforunuz artar. Minnettarlık size ayrı bir huzur veriyor; konfor hayata bakışınızda saklı. Nasıl bakarsan öyle görürsün.
  • İkili ilişkiler ve sosyal yaşamda daha az sorun yaşarsınız.
  • Kendinizi tanırsınız, duygularınızı tanırsınız.

Öz şefkat ile alakalı yazımda sizlerin aradığınız tüm başlıklara cevap vermeye çalıştım. Umarım yardımcı olabilmişimdir sevgili okur, bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir