Sürekli Geçmişi Özlemek: Dopamin Açlığınız Olabilir Mi?

Sürekli Geçmişi Özlemek

Nerde o Hayri amcalar, Emine teyzeler, Barış Mançolar, Nerde o eski bayramlar… nostaljiye karşı duyulan özlem hiç bitecek mi? Geçmişi özlemek gibisi mi varmış. Yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan özlem gibisi mi var sevgili okur. Tabi o tatlı hüzünlerimizin, sürekli bir şekilde hatırlanması ve ona dönülmek üzere odaklanılması fazla da iç açıcı bir durum değil.

Geçmişi Neden Özlüyorum?

Merak etmeyin konunun 2 türlüsünü de ele alacağım. İşinize yaramadan, çekip gitmem buralardan.

Yani bu durumun sürekli bir şekilde Hayri amcayı veya Barış Manço’yu özlemek değil; hissedilen o güzel duygunun şimdi neden olmadığı, geçmişteki dostluklara duyulan özlemin içindeki hüzün vs.

Geçmişi neden özlüyoruz? Kendi gözlem ve deneyimlerim bana geçmişin, sadece zihinsel bir yansıma olduğunu düşündürüyor. Ayrıyeten zihnin “iyi anılara” karşı duyarlı olduğunu da söyleyebilirim. Çoğu kötü ve zarar veren anı, insan, hata vs. aklımdan çıkarken, iyi ve anlamlı anların, hissiyatların zihnimi terk etmediğini keşfettim.

Bu yazıyı yazmamın sebebi de tam olarak buradan doğdu. Benimkisi sırf meraktan;

Yani sürekli geçmişi özlemek meselesindeki “sürekli” kelimesi bu sebepten dolayı bir tehdit unsuru.

Memlekette yürürlükteki romantik kanun “geçmişi özlemek ve geleceğe endişe duymak” olarak duyuruldu. Etraftaki herkes geçmişini özlüyor ve geleceğine karşı duyduğu endişeden yürekleri buz kesiyordu.

Geçmişe özlem duyduğum zamanlarda, haberlerde görmek istediğim kalıptır. O kadar hayalperesttim ki, bunu bile düşünüyordum.

Sinir bilimi amcamız diyor ki: Küçük yaşta maruz kaldığınız bütün deneyimlerinizin, ömür boyu hayatınızda etkisi vardır.

Yapılan psikolojik deneyler, her bireyin çocukluk döneminde bazı anları özlediğini söylüyor. Anlardan ziyade samimiyeti ve insanları da özlüyor.

Geçmişi Özlemek Hastalık Mı?

Eski zamanlara ait iyi anları hatırlama mekanizmanızın çok kuvvetli olduğundan dolayı, bugününüzde fazlasıyla rutin ve dopamin hormonundan eksik bir beyinle yaşıyorsanız, sürekli bir şekilde geçmişe özlem duyabilirsiniz.

Geçmişe özlem duyma hissini ne kadar önemser ve üstüne gitmeye başlarsanız, size psikolojik bir rahatsızlık olarak geri dönüş sağlayabilir. Çünkü yaşadığınız durum, bugününüzden hiçbir türlü memnun olmamaya ve sürekli zihninizde vakit geçirmenize neden olur.

Sanırım geçmişte yaşanılan o duygunun, beynimizde oluşturduğu mutluluk hormonlarıyla işimiz var.

Geçmişe özlem duymakla birlikte, geleceğe de endişe duyuyorsanız,

Geçmiş tamamen bitmiş ve iyisiyle kötüsüyle tamamlanmış bir süreçtir. Oysa gelecekte nelerin olup biteceğini bilemezsiniz. Bu durumda “belirsizlik” sizi kaygılandırıyor diyebilir miyiz? Bal gibi de deriz.

Sürekli geçmişi özlemek psikoloji olarak yıprandığınızın göstergesi de olabilir. Yani bir şekilde psikolojik çöküntü yaşamış ve andan hiçbir türlü tatmin olamamaya başlamış olabilirsiniz. Bu durumun kesinlikle çözümü; an içinde bir şeyler yapmaya çabalamaktır. Ya da yaşadığınız depresyon vs. kötü ruh hali her neyse o durumun içinden çıkmaya çalışmaktır.

Sürekli Geçmişi Özlemekten Nasıl Kurtulursunuz?

Kurtulmak isteyip istemediğiniz tartışılır. Ancak belki de artık gelece ümitle bakmak istiyorsunuz; veya geçmişi karın ağrısı olarak görmeye başladınız. Sadece acı çekiyorsunuz. İşte sürekli geçmişi özlemekten kurtulmak için tavsiyelerim:

  • Derhal yaşadığınız anı değiştirmeye bakın. Herhangi bir şekilde eylemsiz haldeyseniz, bir şeylerle uğraşmaya çalışın. Yeni hobiler ve alışkanlıklar edinmeye bakın; çünkü sürekli bir şekilde dalgın dalgın, geçmişi özlemek belki de depresyon başlangıcıdır.
  • Geleceğiniz için hedefler oluşturabilirsiniz; hedefler doğrultusunda ilerlemeye başlayınca, amacınızın da kör noktada olmaması, sizi sürekli geçmişi düşünmeye itmeyebilir.
  • Ruh sağlığınız ve psikolojinize özen gösterin. Yani ruh sağlığınızın ve psikolojinizin sağlıklı olmasına gayret gösterin. Bunun için bir şeyler yapın: Spor, sosyal ortamlar (konser, eğlence vs.), arkadaşlarınızla bir yerlere gidin ve sosyalleşin.
  • Geleceğe duyduğunuz kaygıdan dolayı sürekli geçmişi düşünüyor olabilir misiniz? Yani “belirsizliğe karşı tahammülsüzlük” yaşıyor olabilir misiniz? Belirsizliğin olduğunu kabul etmeniz naçizane tavsiyemdir; tahammül etmeye başlayabilirsiniz, yeter ki siz elinizden geleni yapmaya ve bugüne odaklanmaya başlayın.
  • Eylemsizlikten kurtulmak gerek. İlla ki bir şeylerle uğraşmayı kendinize bir amaç haline getirin. Eylemsizlik başlamamış depresyondur sevgili okur.

Naçizane önerilerimi aktardım, sevgili yazar bu yetmedi diyorsanız aşağıdaki bilimsel kavramlarda belki işinizi görür:

  • Orta bir idman veya 15-20 dakikalık egzersizler yapabilirsiniz.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterin; enerjik ve halsiz olmak sizi yıldırır. Ve böylece düşüncelere kapılabilirsiniz.
  • Aşırı düşünmekten kaçının. İlerde aşırı düşünmenin getirisi olan bazı psikolojik rahatsızlıklarla karşılaşma ihtimalinizi artırır.
  • Belki de önünüzde güzel günler var? Önünüze umutlu bakın; görmek istediğinizi düşünün.
  • Meditasyon yapmaya çalışabilirsiniz; farkındalık ve olumlama meditasyonları.
  • Belki de beyninizin dopamine ihtiyacı vardır; beyninize dopamin depolamak için çeşitli aktiviteler yapabilirsiniz. İlgili içerik kısmında dopaminle ilgili yazıya tıklarsanız öğrenebilirsiniz.

Buralar aydınlıktır sevgili okur: Her hafta 4 adet yazı paylaşıyorum, istersen benim attığım yazıları e-posta bültenime abone olup, takip edebilirsin.

Esenle ve farkındalıkla kalman dileğiyle.

İlgili İçerik: Dopamin Nedir? Nasıl Artırılır?

İlgili İçerik: 10 Adımda Aşırı Düşünmekten Kurtulun

İlgili İçerik: Depresyondan Kurtulmanın Yolları

İlgili İçerik: Meditasyon Nasıl Yapılır?

Paylaş:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir